Yahya Durusoy                                                        yahya@nign.de

Âşık Hasan Devrani

Edebiyat bilginleri,"Artik devir döndü dolandi, teknik ilerledi,bundan böyle folklor ölür,halk ozanlari filan yetismez.Veysel bu zincirin son halkasidir."derler.Okullardaki bazi;edebiyat ögretmenleri de bunu ögrencilere aktarirlar.Bilginler böyle derken,Anadolu'nun bilmedigimiz köselerinden binlerce halk ozani da,sürüp giden Varliklariyla bu görüsü cürütürler.Teknik istedigi kadar ilerlesin,ne folklor ölür,ne halk ozanlarinin sonu gelir.

Bunlarin sonunun gelmesi demek,halkin sonunun gelmesi demeltir.Halkin da sonu gelmez.Halkin sonu gelmedikce halk düsüncesini,zevkini yansiticak sanat varliklari da sürer gider.

Halk ozanlari,bicim yönünden gelenekci kimselerdir.Yunus'un,Pir Sultan'in,Seyrani'nin kullandigi kaliplari kullanirlar.Öz bakimindan da gelenekci olanlar vardir.Yasadiklari döneme damga basabilen ozanlar,halkin temel özlem ve istediklerini dile getiren ozanlardir.Onlar kendi dertlerini anlattiklari zaman bile halkin derdini ve kurtulus özlemini söylemis olurlar.

Bunu yapabilenler yarina kalir yapamayanlar unutulur. Yüzyillardir koyu bir karanligin icinde kapanip
kalan Anadolu halki,kendi bereketli gögüslerinden emzirip yetistirdigi ozanlarla derdini söylemektedirler.Bu ozanlar,oradan oraya gezerler, ellerindeki sazlarla calip söyliyerek dolasirlar.

Iclerinden kimi kitap bastirir,kimi plak cikarir. Adlari dillerde dolasir.Cogunun yolu Istanbul, Ankara gibi büyük sehirlere düser.Yari yani köyden farksiz sehirlerin gecekondu semtlerinde, hemserilerine konuk olurlar,kalabalik coluk cocuklariyla birer ikiser gözlük yerlere siginip sehirli okumuslara,üniversiteli genclere dert anlatirlar.Sonra gene yollara düsüp köy köy,bucak bucak dolasirlar.

Bugün,Ankara'da böyle pek cok halk ozani varsir. Gecenlerde üc tanesini Halk Oyunculari'nin onadigi
"Pir Sultan Abdal" oyununda gördüm.Nesimi Cimen bir yanda,Rahmi Saltik öbür yanda,oyun boyunca
calip söylediler.Sesleri bir inilti gibiydi."Gelin canlar bir olalim" diyorlardi.Bu inilti köylerin, yarim teneke gazla bir koca kisi gecirmeye calisan cocuklari kizamiktan ölen,yabancilarin para kazanmak icin sattigi tarim ilaclarindan zehirlenen köylülerin iniltisiydi.Artik tikali kulaklar yavas yavas aciliyordu.Üniversite gencligi basta olmak üzere pek cok bilincli insan bu iniltiye kulak veriyordu.

Yaninda Abbas ugurlu adli bir isci arkadasla Asik Devrani cikp geldi bir gün.Oturup konustuk.1928 de
Sarkisla'nin Hüyük köyünde dogmustu.Kocaman elleri ve yigit boyuyla bes cocuklu bir köylü ozandi.
Sohbetimiz sirasinda bana siirlerini okudu.
Diyordu ki: 

Anadolu yaylasinin dösünden
Agri dagin,Erciyasin basindan
Isci esnaf birbirinin pesinden
Haykirarak cosa cosa geliyor.

Bütün bu uyandigi ve uyanip bilince erdigi zaman,halkin oyuna ve istegine kimse karsi duramaz.O zaman o güclü halkin elleriyle,insan insana kul etmeyen,ülkenin acisi gibi varliklarinin da kardesce paylasildigi "herkesin as ekmek", "ilac","okul gördügü","is buldugu" yeni bir düzen kurulur.O zaman halkin da ozanlarin da derdi diner.

Rencber elinde kürekleriyle
Bükülmeyen celik bilekleriyle
Inanci isikli yürekleriyle
Dagi tasi asa asa geliyor.

Halkin derdiyle birlikte ozanlarin da derdi bittiginde acaba ozanlar susarlar mi?Ben sanmiyorum.Ozanlar o zaman da halkin sevincini,senligini söylerler.O zaman,baska bir ozanin. Cahit Sitki Taranci'nin dedigi gibi "bir dert ölümden" olur. Ölürse ölümler icindir.Doya doya,gerine gerine yasayan
insan ölümden korkmaz.Dogmak nasil dogalsa,o zaman ölüm dogal olur.

Ne mutlu bugü böyle bir savasta,kahraman bir er gibisavasan ozanlara,genclere,ögretmenlere,aydinlara!

Bugün egemen siniflar,onlara cektirmedigini birakmiyor.Ne gam! Yarin tarih tarihsel sartlar tamam oldugunda,halk kendi güzel düzenini kurunca,bugün cile ceken asiklarin adlari istasyonlara,köylere,kasabalara verilecektir. O zaman ölen ölecek,bu ozanlar bahtiyar insanlarin gönüllerinde yasayacaklardir.

Ne mutlu böyle ozanlara!

Ankara,13 Mart 1969 Fakir BAYKURT

Iktidari ögenlere
Kendilerin sevenlere
Muhalife sögenlere
Bu adam dürüst diyorlar.

Her dönemde ve her ülkede,egemen diniflara,beylere, agalara yag ceken,onlara usaklik eden ozan,yazar cok insan cikmistir.Ama halkin onlara sevgisi saygisi yoktur.Kisilik sahibi bütün namuslu ozanlar gibi Devrani de dogru söylemenin zor yolunu secmistir:

Sairler siir yazarsa
Hakikat mana düzerse
Biraz gercegi sezerse
Buna da komünist diyorlar.

Ama simdi ortada bir Anayasa var.Buna göre herkes düsünce özgürlügüne sahiptir.Herkes düsüncesini yaziyla, sözle,resimle baskasina aciklayabilir,söyleyebilir.Toplumda cesitli düsünceler vardir.Cünkü cesitli siniflar vardir.Namuslu ozan odur ki,icinden ciktigi sinifa bagli kalir.Onun derdinden dermanini söyler.

Hukukunu arayana
Vatanini koruyana
Dogru yolda yürüyene
Bu da sosyalist diyorlar.

Egemen siniflar söyletmek icin var güclerini harciyorlar.Ama köylünün,iscinin,emekci halkin ozanlari da söylemekten geri kalmiyorlar.Korkmadan,yilmadan dogru yolu,cikar yolu söylüyorlar:

Halk oyunda her taraftan yürüdü
Hizin almis kosa kosa geliyor.
Hic bir kuvvet buna karsi duramaz
Etrafa tasa tasa geliyor,

Bugüne kadar halkimizdan bir "sir" gibi saklanan bu bilinc artik yayilmakta,yüzlerce ozanin,uyarici gencligin,aydinlarin diliyle emekci halk kitleleri arasinda yayilmakta ve yerlesmektedir.Uyanan halk karanligi zorlamakta,kendi kurtulusunu hazirlamaktadir.

Gezdim Karsi Ardihani
Hinidt Vartoyu Vani
Harabe gördüm her yani
Doguya bakin doguya

Artik köyünden cikmis,kabugunu kirmis,bütün ülkeyi söylüyordu.Sivralanin yani basinda iki yüz evli bir köy olan Hüyük gibi,öteki köyler de onun köyüydü.Insanlar onun yoksul insanlariydi.

Bu nasil adalet,bu nasil nizam,
Yurt sahipsiz kaldi yoktur intizam
Kendilerine avans,köylülere zam.
Kahraman gaziler,erler agliyor...

Halkin derdini söylemek dün zormus.Nice halk ozanini bu yüzden inletmisler,onlara gün dirlik göstermemisler. Dogru düsünmek,dogru söylemek bugün de zordur. Böyle ozanlar bugün de inletilmekte,süründürülmektedir.

Hakikati söyleyene
Kes sesini sus diyorlar
Kulak verip dinleyene
Ne dinlersin pis diyorlar.

Egemen siniflara emir kullugu eden ozanlara kimse bir sey demez.Onlar susarlarsa,onlar "hakikati söyleyecek yerde" özsüz evinsiz siirlerle halki uyuturlarsa,egemen siniflarin artiklariyla beslenmenin yolunu da buluyorlar.