SIZDEN GELENLER

Ihr Moderator ist Sadet Tam




 Zurück zur Homepage| Nächste Seite


 Einträge: 365 | Aktuell: 336 - 237Neuer Eintrag
 
336


Name:
nakiye çamlı (eftalcamli@gmail.com)
Datum:Sa 14 Aug 2010 22:06:48 CEST
Betreff:FESTİVALDE KÖYDE OLMAK
 

Gündüz güneş gibi gece ay gibi
Çıkar gelir bir gözleri sürmeli
Çiğdemli çiçekli bizim köy gibi
Kokar gelir bir gözleri sürmeli

11 Temmuz 2009’da Küçük Harman’da indim köy otobüsünden. Doğduğum köyde, doğduğum evdeyim… Gençlik yıllarında olmasa da 50 li yaşlarda başlıyor sıla hasreti. Tabi bu da göreceli... Festival çerçevesinde Babam Devrani’yi anıyoruz mezarı başında. Ozan Ali Güç saz çalıyor, ben de fotoğraflıyorum. Bir film şeridi gözümün önünde… Birinci bölüm köyden göçene kadarki bölüm; 1972 yılının sonbaharında 11 yaşındaydım. 4. sınıfa geçmiştim Ankara’ya göç ettiğimizde. Zar zor sökmüştüm okuma yazmayı. Ağabeyim lise 1’i bitirmiş, 2’ye geçmişti. Şehirde ağabeyimi yanına koyabileceğimiz akraba kalmamıştı. Annem babam karar almıştı Ankara’ya göç etmek için. Bir oğlan, dört kız, annem, babam; yedi nüfus… Artık büyük şehirde arayacaktık rızkımızı. Üç beş keçi, koyun, bir inek, bir de emektar eşeğimizden oluşuyordu mal varlığımız. Bunları satıp birkaç kap kacak, yatak yorgan ve namazla alıp otobüsün bagajına koyduk. İki de bilet alıp kimimiz yerde kimimiz kucakta düşmüştük yollara. Çok heyecanlıydım, daha çevre köyleri bile görmemişken inmiştim Seyran Bağları Zafertepe’ye. Bizim köyde yıldızlar gökyüzünde olurdu. Serginin yanında yatarken kayan yıldızları izlemek o kadar güzel olurdu ki... Ankara’daysa yıldızlar yeryüzünde. Yakınımda uzağımda her yer yıldız, ışıl ışıl. Annem Babam önceden haber salmışlardı hısım akrabaya. Ev tutulmuştu bizim için iki oda, dışarıda tuvalet… Annem “Kızım ilkokulu bitir!” dedi. Ben de çok istiyordum bitirmeyi ama alay edilmekten, aşağılanmaktan korkuyordum. “Yok, ben çalışacağım” dedim. Çevreden hemen iş buldular; bir yaşlının yanında yatılı kalacaktım. Annem gündeliğe gitmeye başladı. Ablam doktorların yanında çocuk bakıyordu. İki küçük kardeşimden biri 7 diğeri 3 yaşındaydı. 7 yaşındaki diğerine bakacak, okula bir yıl geç gidecekti. Yüzmeyi denize atlayarak öğrenecektik.
İkinci bölüm ise şehre uyum, maddi ve manevi eksikleri tamamlama, bu eksikleri tamamlarken kendinden bir şeylerin kaybolması, kaybolan şeylerin yerine başka şeylerin konması. Şimdi 49 yaşında, Maliye Bakanlığı’ndan emekli olarak dönüyorum köyümün festivaline. Ağabeyim mühendis oldu, şimdi emekli. Ablam Telekom’dan emekli . Ankara’ya geldiğimizde daha 7 yaşında olan kardeşim İsviçre’de emekli oldu. 3 yaşında olansa halen Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı’nda çalışmakta. Babam 17 yıl önce Hakk’a yürüdü. Annem hayatta 50 Yıl sonra tekrar çocukluğuna dönmeye çalışmak, kaybolan şeyleri aramak, bulabildiğin şeylerle yetinmek festival çerçevesinde sırada yaylaya gitmek var. Dayım Hacı Yetkin’in dediği gibi ‘ bir ulu kervandı Besereğe göç’. Çocukluğumda akşamdan başlardı yayla heyecanı. Şafakta kağnı gıcırtılarıyla uyanırdım. Heyecanla yataktan fırlar düşerdik yollara. Şimdi ise son model arabalar traktörler... Herkesin elinde kameralar fotoğraf makineleri... Ben traktöre biniyorum bolca fotoğraf çekmek için. Gökkuşağı yedi rengiyle bize hoş geldiniz demekte. Kuşlar, böcekler, çiçekler, kelebekler … Aman tanrım; bu kadar kelebeği hiçbir arada görmemiştim. Kelebekler Vadisi’nde miyim? Sulağın başında iniyorum traktörden. Babamın o dörtlüğü yaşanıyor; Davul zurna eşliğinde gençler halay çekiyor. Bir grup saz çalıp türkü söylüyor. Yaşlılar belki gençliğine dönüyor, imrenerek izliyor halay çeken gençleri.
Birileri mangal yakıyor, başkaları Beserek’e gidiyor. Bunlar yaşanırken babamın bu dörtüğünü içimden mırıldanıyorum.
Şimdi bizim eller yaylaya göçtü.
Koyunlar bir yanda, yozlar bir yanda.
Sulağın başına kuruldu demler,
Kemanlar bir yanda, sazlar bir yanda.
Babam ya yaşamış bunları ya da geleceği görmüş. Ben de Beserek’i ziyarete gidiyorum. Yolumu kaybedip Beserek’in biraz aşağısına doğru yürümüşüm. İyi ki kaybolmuşum; aman tanrım bu ne güzellik, her yer mora bezenmiş. Dönmek istemeye istemeye yolumu Beserek’e çeviriyorum. Bir koku; acaba nerden geliyor? Şu çiçek mi? Değil. Bu çiçek mi? Değil, herhalde bu çiçeklerin tümünden geliyor. Bu kadar güzelliği bu kadar huzuru bir kaç saate sığdırmak. Şimdi anlıyorum bizim yörelerden neden bu kadar ozan çıktığını. Beserek’teyim. Çaput bağladığımız, dilekler tuttuğumuz o ulu çam ağacı yerde yatıyor. Tabi üzücü ama kimler devrilip gitmedi ki? Doğanın kanunu bu. Tekrar sulağın başına dönüyorum. Halaya, semaha ve türküye tam doyacakken yağmur bastırıyor. Bir telaşla köye dönüyoruz. Çocukluğumda Temmuz sıcağında kehribar başakların dövenle sürüldüğü, sokuların dövüldüğü, günümüzde havai fişeklerin akşamlarını aydınlattığı küçük harmanda semahlar dönülüp halaylar çekiliyor.
Sabah köyde festival devam ediyor. Kazanlar kurulmuş, etler, pilavlar pişmiş. Köyümün güzel insanlarının hepsi orada. Türkülerle hüzünlenip, semahla davul zurnayla coşan o genç yaşlı, güzel insanlar gibi festival de güzel noktalanıyor. Aziyet amcanın dediği gibi “Ayrılık zamanı geldi sevdiğim, gayrı helalleşek yol dertli dertli.” Şimdilerde buluşmanın ve ayrılığın yeri olan Küçükharman’dan biniyorum otobüse köyümün yamacından bir kez daha bakıyorum babamın mezarına. Köylülerimle ve köyümle gurur duyarak ayrılıyorum.

Nakiye Tutal Çamlı

 
 
335


Name:
Gizem %26 Gönül Tam (gsg@web.de)
Datum:Mo 05 Jul 2010 19:08:18 CEST
Betreff:Doğumgünü
 

Değerli amcamız Sadet Tam'ın doğumgününü kutlar, ailesiyle sağlık ve mutluluk dolu yaşlar dileriz.

Amcooo iyiki doğmuşsun, iyiki varsın. :)
Akçay'dan sevgilerle.

 
 
334


Name:
Musa Güneş (musagunes@ttmail.com)
Datum:Di 29 Jun 2010 13:46:15 CEST
Betreff:Siteniz.
 

Ali İzzet hakkında araştırma yaparken sitenize yolum düştü. Beğendim. Öğrencilerimin isimlerine de rastladım. Gönendim, mutlu oldum.
Selamlar...
Musa Güneş
1970-1977 Ortabucak Ortaokulu
Fen Bigisi öğretmeni
(Şimdi emekli öğretmen)
29.06.2010

 
 
333


Name:
Umut Yurdusar (@umutyurdusar@hotmail.com)
Datum:Sa 22 Mai 2010 10:11:21 CEST
Betreff:gezinti
 

merhaba sevgili Hüyük lü dostlar her tavrınız gibi insanınız gibi bilginiz duruşunuz ve kültürünüz gibi siteniz de size yakışmış güzel olmuş elinize emeğinize sağlık...köyünüze bir kez geldim ama çok insanınızı tanırım ve güzel aşıklarınızı bilirim eserlerini severek dinlerim....yani kutlarım sizi...ben yıldızeli kaledenim... bu şiirim de size armağanım olsun...saygılarımla

DAĞLAR




Gelin gibi süslenince şöyle bir
Her gideni bir kaç sefer çevirir
İnsana umudu direnci verir,
Sende vurulanlar öldü mü dağlar.



Yiğitler gelende şenlik çağındı
Keyfin coşa geldi aşkın uğundu
Oysa sana namertler de sığındı
Birisi kadrini bildi mi dağlar



Yurdusar epeydir görmedi sizi
Gözlerinde yaşı, kalbinde sızı
Gel de şehirlere gör namussuzu
Bizlerde insanlık kaldı mı dağlar




Umut Yurdusar


 
 
332


Name:
kadim Ülker (kadim.uelker@akwien.at)
Datum:Do 29 Apr 2010 11:22:48 CEST
Betreff:Bayram Citak
 

Sevgili Hüyüklü dostlarim,
Elimde bir iki eski fotograf var, bu fotograflardan birinde sanirim Bayram Citak agbey de var, 70`li yillarda halay cekerken. Site sorumlusu arkadaslar arasinda onu sanirim Haci Yetkin agabey tanir, onun mail adresi varsa, fotografi kendisine göndermek isterim.

Selam ve sevgilerimle


Kadim Ülker

kadim.uelker@akwien.at

 
 
331


Name:
Zeki Akcakaya (a@b.com)
Datum:Sa 27 Mär 2010 21:19:07 CET
Betreff: ZEKİAKÇAKAY 18 Mart 2010, Perşembe 10:19 İÇİNDEKİ SIZI
 

İÇİNDEKİ SIZI

İnsanların içindeki depresyonları dışarıya vurması vücudun direncini artıracağı gibi, bu rahatlamanın sonucunda ise kendini iyi hissetmesi ve bütün eksi duygulardan arınmasını sağlayacaktır. İnsanların içindeki sızı yönlere göre değişkendir bu sızılar olur olmadık yerlerde depresyonlarını gösterir ve dışa vurma eylemine geçerler. Bu eylemlerde ise insanların yaptığı hareketler karşıdaki insanlara değişik gelebilir, içindekini dışa vurmak çoğu insanlarda olası değildir içine kapanıklık ise insanları kötü yönlere itebilir, rahatlamayacağı için umutsuzluğa ve mutsuzluğa dönüşebilirler.
Bunun önüne geçebilmek için toplumlardan ve Aileden uzak durulmamalı. Bu günü yarını bir olmayanlar ve içine kapanık durumda olanların en yakın dostları tarafından tespit edildiği anda harekete geçilmeli ve karşısındakini rahatlatacak hareketlerde ve sözlerde bulunmalıdır. Çoğu insanların sızı eylemini dışa vurmada çekingen olabilir bunları anlatmak için yakın bir dost arayabilir düşünce ve hareketlerini su yüzüne çıkarmamız yine biz insanların çabasıyla olacağına kanaatindeyim. Buraya kadar insanların yapması gereken konuların bazılarına değindik şimdi ise insanın içindeki değişik sızılara değineceğiz.
Bunları sayarken gurbet sızısı, sıla sızısı, aşk sızısı, para sızısı, evlat sızısı, dost sızısı, topluca yazarsak ulaşamadığımız içimizde ukde kalan sızılar olarak değerlendirilebilirler. Bu sızıları zaman, zaman dışa vurduğumuz haller doğabilir. İnsanların ölümünde, doğumunda, sevincinde, mutluluğunda içindeki sızıyı boşaltmaktır. Ölümlerde ise insanlar diğer tarafın acılarından ziyade kendi acılarına ağlamakta ancak fırsat bulunduğunda toplu ağıtlarda içindeki sızıyı dışa vurabilmektedir. Ünü sanatçılardan Volkan Konak’ın bir şarkısında ise ‘’ Herkesin bir derdi var durur içerisinde’’ diyerek insanların içindeki sızıyı dışa vuramama eylemini anlatmaktadır.
İnsanlar içindeki sızı kendisini kemirse bile bunu dışa vurmayabilir hata bu sızı ile ölüme gidenler olmuştur. Öleceği anlarda içindeki sızısını dışa vuranlar da görülmektedir. İnsanların yaşayış şekilleri ne kadar bir birine benzese de Duygu ve düşünceler her zaman değişken olmuştur. Bu duygu ve düşünce ışığında insanların kendi toplumunda kendilerine her zaman bir yer tutmasına kendi düşünce ve bilinciyle var olan o toplumlarda içindeki sızıyı dışa vurabilmiş ve o toplumun örf ve geleneklerini su yüzüne çıkması için elinden gelen gayreti göstermiştir. Bu vesileyle Bir televizyon programında dünya bilim adamlarına Dünyada en güzel şey nedir en kötü şey nedir sorusu sorulmuş bilim adamları ise en güzel şeyin’’ ölüm’’ olduğunu en kötü şeyin ise ‘’yalnızlık’’ olduğunu açıklamışlardır. Neden en güzel şey diye sorulduğunda, İnsanların ölüm anınki mutluluğu yaşadığı tüm yıllardan daha iyi olduğunu açıklamışlar ve doyumu olmayan mutlulukla eş değer olduğunu söylemişlerdir. En kötü şey ise sadece ‘’Allaha’’ aittir yalnızlık insanların en zor duruma düştüğü andır, bunların ne yapacağı belli olmadığından dolayı her şeyi yapmaya eylemli olarak görülmektedir. Bunları anlatmamın sebebi ise, insanlar arasındaki duygu ve düşüncelerin paylaşılmasıdır bunu söylerken ilada sırları da açıklansın demiyorum yalısızlıktan kurtulmak için içindeki sızıyı dışa vurmalıdır.
Ünlü Halk ozanı Âşık Hüseyin’in bir sözüyle söyleşiye devam etmek istiyorum. İnsan kısım, kısım yer damar, damar insanları kısım, kısım değerlendirecek olursak Allah zaten insanları farklı boyda, farklı huyda karakterde, farklı güzellikte yaratmıştır. Eğer böyle olmasaydı bu yalan dünyada her şey aynısına benzeseydi neye yarar yaşam neye yarar bu kadar uğraş insanlar farklı, farklı olmalı ki bu yalan dünyanın tadını çıkarsın, insanlar içindeki duygu selini eğer bir tarafa akıtmasa o duygu seli içinde kalacak onunla yok olup gidecektir tüm insanların gönüllerinde cevher yatar derler ama bu cevheri dışa çıkarılması için içindeki sızı olgusunu dışa vurmalıdır. Paylaşılmayan düşünce, kendi içerisinde yok olup gidecektir. Paylaşılan düşünce ise, insanlara ve toplumlara ışık olacaktır.
Bir gün köyümüzün harmanında bekleyen kişilerle konuşuyorduk arabadan inen bir amca dikkatimizi çekti belli ki Ankara ya gidecek, nerelisin dedim söylemedi ben nereli olduğunu anladım, seni ben hiç görmedim genelde hepsini tanırım dedim ben kırk yıldır köyüme gelmedim emekli oldum şimdi ise köyümü ziyaret etmek istedim, bende bu zamana kadar nerdeydin dedim Ankara da çalışıyordum dedi bende neden gelmediğini sordum bir şey anlatmadı öyle gerekiyordu dedi şimdi niye geldin dedim doğduğum yerleri oynadığım yerleri görmek için dedi ama çok değişmiş tanımakla zorluk çektim gezdiğim ve oynadığım yerler aynı bende çok geç kalmışın amca dedim yinede ölmeden gördüm ya bana yeter dedi bir insanın içindeki hasretini dışa varması ve o hasretten az da olsa kurtulmanın sevincini gözlerinden okudum. Bunu anlatmamın sebebiyse, insanın içindeki bu sızıyı dışa vurmak ve birazda olsun mutluluğa erişmek olarak ortaya çıkmakta birde ona sormalı ne kadar mutluluğunun olduğunu. İnsanların içindeki bu Duygu selinin dışarıya akması o kişiyi ne kadar mutlu ettiği görülmekte olup, bu içindeki sızıyı paylaşmanın rahatlılığı o kişiyi bundan sonra rahatlatacağı muhakkaktır.
İnsanlar yaptığı hareketlerle sorumludur bir başkasının yapmış olduğu bir başkasından sorulmayacağı gibi yapılan en güzel işlerin de yapan kişinin en yüce değer olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Bu kadar yazarlarımız çizerlerimiz yazmış oldukları yazıları kendisine yazsaydı ne olurdu dünyanın hali, paylaşımcılık insanların içindekini dışa vurmaktır. Okumanın ve yazmanın insanlara zarar vermediği gibi toplumların bilinçlenmesine vesile olmuştur. İşte bu içindeki sızıyı dışa vurma eylemi olarak görmekteyiz. Bazı insanlar içindekini dışa vurmada çekingen olabilir bunları su yüzeyine çıkarabilmemiz belki de zaman alacaktır ama mücadeleden kaçınılması o insanın bir daha içindeki sızıyı dışa vurmada bir eylemi olmayabilir
İnsanların gönüllerinde cevher yatar demiştik, asıl amaç o cevheri çıkarıp tüm toplumlara mal etmektir küçük bir kıvılcım dahi toplumlarda faydalı olacağı gibi ileri tarihlerde bu kıvılcımdan yararlanacak bizlerden sonra gelecek kuşaklara yardımcı olacağı akıllardan çıkmamalıdır. Bu eylemler ışığında insanların paylaşımcı, yapıcı, hoş görülü olmaları halinde sorunların çözüleceği akıllardan çıkmamalı, yeter ki insanlar içindeki sızı olgusunu insanlarla paylaşma eylemini göstersinler ve içindekilerini aktarabilsinler o duygu ve düşünce içerisinde kendiside rahatlayacak ve mutluluğa erecektir.

En derin saygılarımla sizleri selamlıyorum.

Zeki AKÇAKAYA

 
 
330


Name:
seyfettin erbudak (serbudak1@hotmail.com)
Datum:Sa 13 Mär 2010 11:52:12 CET
Betreff:genel kurul
 

Değerli Hüyüklüler
Derneğimizin 11. Genel Kurulu 28 Mart 2010 Pazar Günü saat 13.00´da Hacı Bektaş Veli Derneği Konferans Salonunda yapılacaktır.
Tüm Hüyüklüleri bekliyoruz.
Bu dernek bizim ve daha güçlenerek yoluna devam etmeli..
YÖNETİM KURULU

 
 
329


Name:
Zeki Akçakaya (zekiakcakaya_0606@hotmail.com)
Datum:Mo 01 Mär 2010 19:07:09 CET
Betreff:VELİ SAN'I ANLATMAK
 

VELİ SAN’I ANLATMAK

Veli San’ı anlatmak;
İnsanları anlatmak o kadar zor ki nereden başlayacağınızı nerede bitireceğinizi kestiremezsiniz Veli San’la arkadaşlığımız çocukluk yıllarımızda köyümüzde başladı çocukluk yıllarımız her çocukların yaşayış şekillerine göre devam etmiştir. Emlek Hüyük köyü insanlarının yaşayış şekilleri daima ileriyi göreme
İleriye doğru ilerlemekti. Hiçbir zaman örf ve geleneklerini unutmayan her toplumda yerini belirleyen bir kişiliğe sahip olduğu gibi Emlek yöresinde yaşayan tüm köylerde bu saydıklarım mevcuttur. Ezilmişliğin, horlanmanın, itilip kakılmanın sonucunda dik durmasını öğrenmiş ananesinden hiç taviz vermemiştir. İşte bu ortamda yaşayan bir çocuğun dik duruşunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çocukluk yıllarımızdan sonra ilkokula başladığımıza hayatı öğrenmeye okumaya köyde arkadaşlığın olsa da okul hayatındaki toplum arkadaşlığının daha farklı olduğu onlarla her şeyi paylaşmak olduğunu öğreniyorsun. İkinci sınıftaydık Vali San’la, Muhlis Çiftçi adında öğretmenimiz vardı bizler çocuk olduğumuz için öğretmenimiz bizlere iri kıyım bir insan gibi geliyordu sonraları Ankara da gördüğümde Öğretmenimiz bizlere ufak tefek geldi, ama gerçekten bilgi ve becerisine her zaman inandığımız biriydi, beşinci sınıflarla ikici sınıflar beraber okurduk köy o zamanlarda kalabalıktı öğretmenimiz bir matematik sorusunda beş kişiyi tahtaya kaldırdı bilemedik bende içlerindeyim beşinci sınıftaki ağabeylerimiz Veli San’a söylemişler kalk bakalım Veli sen yap dedi. Veli de yaptı öğretmen aferin dedi Veli şimdi tahtadakilere birer tokat vuracaksın Veli usulca tokatları vurdu Öğretmen daha hızlı vuracaksın dedi Veli ne yapsın dışarıda başına geleceği bildiği için usulca vurmuştu öyle tokat yapıştırdı ki gözlerimizden şimşekler çaktı okul hayatımızdan bir anıydı.
Ben ikinci sınıftan üçüncü sınıfa geçmeye bir ay kalmıştı ki Ankara ya Ailece gitmek zorunda kaldık. Gurbete gitmek çocuklar arasında bir özlemdi. Bilemezdik o yıllarda büyükşehirlerin bu kadar zor ve acımasız olduğunu. Veli Beşinci sınıfın bitirdikten sonra geldi Ankara ya o yıllarda İnce su ve zafer tepe Mahallesine tüm Emlek yöresindekiler otururlar orada tüm köyden gelenleri bulmak onlarla konuşmak bizlere tat verirdi çünkü aynı örf ve gelenekten geldiğimiz için. Dışarıdan gelenlere hiç de iyi bakılmaz insanların renklerine göre hareket edilirdi. Bizler emlek yöresinin bu azimli kararı karşısında birlik olmuş, hatta şimdi üç mahalleden oluşan bir mahalle muhtarını bizlerden seçilmiş ve yaşayış şeklimizi buna göre ayarlama imkânları sağlanmıştır. İşte Veli San bu zorluğun içinde yaşayan bir köy çocuğu, Veli San Ağabeyinin yurtdışında çalışması nedeniyle yengesi ve yeğenleriyle beraber kalır hem okur hem de yeğenlerine bakardı her sabah evlerine vardığımda ise çocuklarla yatakta güreştiğini görürdüm o yıllarda çocuklara ve Ailesine çok düşkündü hatta aile içerisinde bile söz hakkı olduğunu ispatlamak isterdi.
Yaşının küçük olmasına rağmen kendisini daima büyük göstermek ister bununla da gurur duyardı Hatta o yıllarda kendinden on yaş büyüklere bile yeğenim diye hitap ederdi Veli san daima yükseklere çıkmaya lider olmaya yönetmeye eğilimliydi. Mahallemizde çok gençler vardı yöremizden gelen geçlerle çoğaldık önceleri çok zorluklarla karşılaştık ama sonradan bunu yenmeyi başardık. Veli San ‘la İktisat ve piyasa gazetesinde beraber olduk hayli çalıştık beraberce hiçbir zaman durumu ne kadar kötü olsa da kimseye beli etmez her zaman dik dururdu. İnsanlar Veli San’ın yanında her zaman güven görmüştür. Şunu da söylemeden geçemem çok tez canlı yapıya sahipti haksızlığa tahammülü olmadığından dolayı hemen kavgaya karışır ne zarar geleceğini hesaplamazdı bile. Kahvede karşılıklı olduğumuz zaman bizleri pek az yenerlerdi. Elinde bir şey olmasa bile sanki bitecekmiş gibi hareket ederek karşısındakini yıldırma politikasına giderdi. Bunu niye anlatıyorum kendisinden emin karşıdakinin tavrını hareketini engellemek psikoloji olarak yıpratmak ve kendisini kabul ettirmek açısından söylüyorum.
Yıllar su gibi aka dursun Benim askere gitmem Veli San’ın İstanbul’a yerleşmesi bizleri biraz da olsa uzak koydu.1982 yılında İstanbul a iş nedeniyle gittiğim günlerde o zaman T.Çimento sanayinde çalışıyordum Topkapı sarayında yanılmıyorsam Bir Çimento fabrikasının maketini kurmuştuk. Bir hafta orada görev yapmak zorunda kaldık. Vali’ye dedim ki İstanbul’u banma tanıt dedim Rıza San Ramazan Eryılmaz la birlikte dört kişi beni vapurla karşıya geçirdiler tabii ki İstanbul’u hayranlıkla seyrediyorum Ankara ya benzemiyor sandalda balık satanları o muhteşem denizi gemileri sandalları seyretmeye doyulmuyor. Veli ellerini açarak bana yerleri tarif ediyor sanki oraları alacakta benim cebime koyacak gibi anlatıyor akşam olduğunda ise eve dönüşümüzde Veli dedim Şu yeşil çamı da bana bir göster beni aldılar bir sokağa işte yeşil çam burası dedi. Bende yeşillik bir yer çimler ve ağaçlar olan bir yer olarak düşlüyordum. Burası mı burası bir sokak dedim ne zannettin ya onun tabiriyle ‘’manyaaaaaak’’ dedi ne zannediyordun ya.
Bir gün evlerinin altında yol kenarında bulunan kahveye davet ettiler iki Erzurumlu kardeşler Veli ve Ağabeyi M. Ali San karşılıklı oyun oynuyorlardı. Kâğıt dağıldığında Ağabeyi Veliye tek işareti verdi Veli kulağıma eğilerek git eline bak ağabeyimin elinde sadece bir adet jokeri var tek im der baktım gerçektende öyleydi neden dedim bana oynasın diye yapıyor dedi M.Ali Ağabeyim beni bağışlasın. İstanbul da kalması benim yurt dışında beş yıl kalmam bizleri birazda olsa uzaklaştırdı. Yurt dışı dönüşümde yine beraber olduk. Velinin söylediği sözler şimdi söyleniyor siyasetin iyisini yapmaya çalışıyordu rahatsızlığından dolayı çok zorluklar çekiyor bunu da kimselere belli etmemeye çalışıyordu, Veli sen çok terliyorsun ve kendini çok yoruyorsun dediğimizde bana bir şey olmaz siz kendinize bakın diyerek geçiştiriyordu. Hele de Ablasının yapmış olduğu bu insanlığa değer ancak bir kardeşin yapabileceği böbreğini vermesi tüm yöremizde dostlarımız arasında takdirle karşılanmış her zaman öyğüyle söylenmiştir.
Buraların fazla detayına girmek istemiyorum Veli San’ı bir başka yönden anlatmak istiyorum; Veli bir Baba, Bir dost ve bir çocuk kalbi gibi Berrak ve duruydu onda kinlik nedir bilmedim çocukla çocuk büyükle büyük dişe diş göze göz gibiydi daima gözü yükseklerde bir yere gelmenin hayaliydi kafasındaki bu topluma bir şeyler kazandırmak istiyordu dikkat ettiyseniz siyasete pek girmedim bunu başkaları anlatacaktır ben sadece benle geçenleri aktarıyorum sizlere. Çocuklarına ailesine düşkün aile içerisinde küskünleri barıştırma çabasına giren ve bu yolda uğraş veren kişiliğe sahip birisi kendisi küslük bilmediği için tüm insanları da öyle değerlendiriyordu. Zaten bu küskünleri barıştırmak isterken canından oldu Veli’nin vefatından sonra ne kadar görüşüldü ailesiyle neler yapıldı sıkıntıları ne diye soruldu mu bunu bilmek ister insanlar yeryüzünde yaşıyorsan iyisin yoksa kimseler bakmaz senin yüzüne yok olursun vefalı dostları bulmak zor bu günlerde biride ben isem, Velinin vefatı her senenin yirmi iki şubatına rastlar bana hüzün, acı ıstırap vermiştir. Çünkü Babamı da kayıp ettin aynı tarihte ikisinin acısı ok gibi yüreğimde.
Bir büyüğün yok oluşu aile içerisine hüsran demektir acı demektir tarifi ne mümkün o acıyı yaşayanlar bilir. Sivas olayların ardından Veli birde senden dinleyelim bunları dediğimizde anlatırken gözleri çakmak, çakmak gibiydi ağlamamak için kendini zor tutuyordu o günleri Allah kimseye göstermesin diyordu. Elin kolun bağlı bir şey yapamamanın ıstırabını yaşıyorsun çok kütü günlerdi. Veli San’la Dikmenden Karşıyaka mezarlığına kadar yürüdük o büyük yürüyüşte Aynı heyecan aynı dik yürüyüşüyle Kendi canını hiçe sayan birini bir daha görmedim, kafasındakini yapamama o uğraşı tamamlayamama içindekini insanlara aktaramama onu bu kadar yorgun ve güçsüz kılmıştır. Veli San’ın inatçı karakterinden ziyade yüreğindeki hasretini acısını türkülere dökmesini bilen biriydi. Sesini beğenirdim Bizim köyün yamacından acep karlar kalktı mı ola, Ünlü Ozan âşık Devrani’nin bu eserini her zaman dilinden düşürmezdi. Birde âşık hüseynin türkülerini çok severdi. Şiirde yazdığını söylerdi.
Gözlerimden iki damla yaş
Dökülür yanaklarıma
Yirmi iki şubatı anlatır
İçimdeki hasret
Yokluğunuz içimi kasıp kavurur
Alır beni benden savurur uzak diyarlara
Neydi bu kahpe dünyanın bizden almak istediği
Neden bu kadar karanlıklara boğdu hasretimizi
Neden yıktı gönül bahçemizi
Sizlere kavuşulacak elbet bir gün
Zamanı geldiğinde,
Bir gün yolda gidiyoruz sana bir bilmece dedi isimsiz adam olmaz, adamsız isim olmaz hangisi doğru hangisi yanlış biraz düşündükten sonra ikisi de doğru dedim yok dedi biri yanlış o da biliyordu ikisinde doru olduğunu bizleri şaşırmak için söylüyordu kendisini doğrulamak için tamam geçelim bunları diyordu.
Veli San karşısındakini şaşırtmayı çok severdi yarı doğruysa o da yarısını katardı lafı allar pullar bizlere satardı. Başka bir yerden evli olan bir köylümüz ilk defa eşini köye götürmüş kocası eşine şura bizim tarla şurası da bizim tarla birkaç yeri tarif etmiş, bunu duyan Veli bu lafları allamış pullamış bu tarlaların hep isi bizim hem de imarlı diyesi yemiş. Veli San’ı anlatmak o kadar kolay olamasa gerek yine köyde beraberdik Veli san’la Ünlü âşık İzzet babanın kızının düğününde masalar kurulmuş saz sohbetleri açılmış muhabbet öyle almış yürümüş ki gurbet türkülerini yüreğimizde hissediyoruz insanlar dalmış bir âleme, bizim amcamın oğlu Yusuf bırakın artık bu acılı türküleri diye ayağa kalktı hayrola Yusuf dediler bırakın birazda bizim havalardan söyleyin dedi. Bunun akabinde Veli bana döndü sizinde mi havanız var ikiniz çıkında bir görelim dedi. Sizin hava nasıl oluyormuş. İşte böyle dostlarım Veli San’ı anlatmamı sevgili eşi bana seninle çok arkadaşlığı vardı anlatmalısın bir gün dedi zaten benimde aklımda olan bir şeydi bu, buda vesile oldu Veli’yi anlatırken zorlandım burada bazı şeyleri anlatamam bu da bende kalsın bazı şeyler anlatılmaz o zamandan bu zaman kadar içimizde bir hoş seda gibi durması daha iyi olur. Sadece şunu söyleye bilirim dik durmasını bilen, gururundan taviz vermeyen, aç da olsa açlığını belli etmeyen dostunu dost olarak kabul eden, ekmeği yenecek bir delikanlıydı diyebilirim.
Veli San bu âleme çok katkılarda bulundu insanlığın aydınlanmasında birlik ve beraberliğinde çok yollar kat etti. Kendi Yöresinden kendi köyünden olanlarla birlikte beraber oldu hiçbir zaman onurundan şerefinden taviz vermedi her zaman yapıcı olmaya çalıştı kalbini istemeden de kırdıysa onun gönlünü almayı bildi çok insanlarla diyalog içindeydi (Yöremizin haricinde) iyi bir Aile Babasıydı çocuklarının bir yerlere gelmesi için elinden gelen gayreti gösterdi hasta olmasına rağmen mücadelesini sürdürdü. Çok girginde hiçbir şeyden yılmazdı bir köy delikanlısının yapacağı tüm işleri hakkıyla yaptı. Kırsal yerden gelip de burada kabul görmek kolay olmadı Sayın Ahmet Akkuş’un dediği gibi kendimizi kabul ettirmek için çok mücadelede bulunduk bu kendiliğinden gelmedi birlik ve beraberce yapılan tüm mücadele her zaman başarıyla bitmiştir. Veli San’a ve Sevgili Babama Allahtan rahmet geride kalanlara baş sağlığı dileklerimi iletirim. Babamın da aynı tarihte olması nedeniyle söz ettim. Kimsenin bu konuda yanlış düşünceye sapmayacağı dileğiyle tüm emlek köyü halkının iyi ve neşeli günler geçirmesini tüm kalbimle ister, birlik ve beraberlik hoşgörü çemberinden çıkmamaları dileğimle saygılarımı sunarım.
Ben buraya kadar yazabildim bundan sonrakini de bilen arkadaşlar yazarsa güzel bir arşiv oluşturulacağını umut eder saygılarımı sunarım.

Zeki AKÇAKAYA








































































 
 
328


Name:
Zeki Akcakaya (zekiakcakaya_0606@hotmail.com)
Datum:Mo 15 Feb 2010 19:02:00 CET
Betreff:İÇİNDEKİ HASRET
 

Bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim içinizdeki hasretinizi dışa çıkarmaktı düşüncem, en derin saygılarımla sizleri selamlıyorum.

İÇİNDEKİ HASRET

Yaşadığın yerler sizin ellere benzemiyor çiğdemi, nevruzu. Yayla çiçeği sizin ora gibi kokmuyor. Almıyor seni senden dindirmiyor içimdeki sızıyı, hasreti, özlemi, sarmıyor benliğine bedenini kucaklamıyor, sılada sardığı gibi. Sıladaki yerler senin hasretini dindiriyor yaban elleri başkalarına vatan ama senin vatanın değil. Seni anlamayana hasretini dindirmeyene vatan mı denir elden ne gelir çaresizlik, yokluk sizleri mahkûm etti bu kahpe dünyaya. Yinede unutmamalı sılasını, hatırasını, anısını dök kâğıtlara yaşadığın zorluğu anlasınlar bilsinler neler çektiğini nasıl özlediğini.

Bir hayali, bir özlemi, bir hasreti, birilerinin dilinden değil gözlerinin pırıltısından yüzlerinin al al oluşundan tavır ve edasından dalıp giden ufuklara bakışından, kalbinin çarpışından anlarsın sormazsın bile çünkü o duygu ve hasret yıllarca içinde bir dağ gibi kemirdi bütün benliğini. Yüreğin çarpmasa, ağlamasan, üzülmesen, gülmesen neye yarar bu yaşam, neye yarar dostluk, hasretlik ve özlem neye yarar.
İnsanların gurbette tanıdığı olmazsa bile kendini yalınız hisseder dertleşecek birilerini arar birilerinden medet umar nereye kadar ne zamana kadar sılasının âdetini töresini bilmeyen o duyguları yaşamayan ne verir nasıl anlar içindeki sıla hasretini yaşamadığı yerden neler anlatır sana. Sıla başka sıla güzellik demek, sıla dostluk demek, sıla hasretlik demek, özlem demek ve orada ölmek demek. Hasretini içine gömme, bırak gözyaşlarını aka dursun. Akıtma içine, yanma üç kuruşluk dünyada bul hasretini, özlemini yüreğinde. Yaşa bu kahpe dünyada yaşadığın yere kadar.

Unutulmamalı geçen günler, aylar ve yıllar bir daha gelmiyor dönüşü yok bu hayatın tekrarı olmaz, kazılmalı yüreklere sevgi pınarları yüreğindeki hasretini, acını, özlemini, dökmelisin senden sonra gelenlere anlatmalısın vatanını. Sılasını anlamalılar, neler çektiğini ne kadar duygu yüklü olduğunu onlarda hissetmeli. Yaşanan yerlerin özlemini yaşatmalı senin gibi , içindeki hasreti aktarmalı yıllar boyunca canından cananına.


Zeki AKÇAKAYA

 
 
327


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Sa 30 Jan 2010 17:48:31 CET
Betreff:Bassagligi
 

Köyümüzden Ahmet Erbudak'in ölümü bizleri üzmüstür kendisine Allahdan rahmet yakinlarina bassagligi dilerim.

 
 
326


Name:
FEZALI BABA Haci CIRIK (cirikh@gmx.de)
Datum:So 03 Jan 2010 17:20:23 CET
Betreff:şiir
 

SANA NE!!!
Emevi zihniyet beyni, mollanın
Alevi kızılbaşız biz sana ne
Günahı kendine olur kulların
Alevi kızılbaşız biz sana ne

Cami ile ülaman senin olsun
Yıkanır temiz olmaz kirli kulsun
Bırak bizi böyle yaratan sorsun
Alevi kızılbaşız biz sana ne

Hesapsız sıfatsız söyleme sözü
Tarihler boyunca tanıman bizi
Varlığımız içinde oldu sızı
Alevi kızılbaşız biz sana ne

Kargalar tanımaz gonca gülümü
Yaşarız kabul etmeyiz ölümü
Çamur atma maya tutmaz, gölümü
Alevi kızılbaşız biz sana ne

İnsandan gayri şeytan tanımam
Arınmak için hiç aramam hamam
Her canlı doğar yaşar her şey tamam
Alevi kızılbaşız biz sana ne

Fezalim der haci var mı kıyamet
Dürüst isen cennet yolu selamet
Oruçlu namazlı canın amanet
Alevi kızılbaşız biz sana ne

cirikh@gmx.de

 
 
325


Name:
Tahsin Isildak ( %3Ctahsin_isildak@yahoo.com.tr%3E)
Datum:Do 31 Dez 2009 14:59:18 CET
Betreff:Yeni Yıl
 

Bütün canlilar gerçek bir sevgiye karşılık verir. Yewni yılda önceliklerinizin ilkinin " SEVGİ " olması, sevgi dağarcığınızın hep dolu kalması dileğiyle.
İyi yıllar.

 
 
324


Name:
Hüseyin KAYA (boldpilot_11@hotmail.com)
Datum:Mi 02 Dez 2009 17:25:47 CET
Betreff:hüyük köyü ile ilgili
 

Bundan yaklaşık 150 sene önce emlek hüyük köyünden 2 kardeş ( isimleri halil ve nuri) rençberlik için koyulhisarda bir aganın yanına gitmişler ve orda evlenip zamanla köy olmuşlar(köyün adı Bulanık) lakaplarıda kaydanlı. Ben o köydenim. Şu an istanbulda yaşıyorum. sizden ricam kaydanlı lakaplı soydan başkası varsa mailden bana ulaşsın.
Çalışmalarınızda ve yayınlarınızda başarılar diliyorum. Hepinize kucak dolusu sevgiler.

 
 
323


Name:
seyfettin erbudak (serbudak@hotmail.com)
Datum:Sa 21 Nov 2009 13:03:36 CET
Betreff:TÜM EMLEK HÜYÜKLÜLERE DUYURU
 

“BU ÇAĞRIMIZ DÜNYANIN NERESİNDE OLURSA OLSUN
TÜM EMLEK HÜYÜK KÖYLÜLERİNEDİR”

Değerli Dostlar;

Emlek Bölgesi İnsanları yüzyıllardır dertlerini, aşklarını, sevdalarını, dostluklarını, sevgilerini özlemlerini, hasretlerini şiirlerle anlatmışlardır. Normal zamanda söyleyemedikleri düşüncelerini okuma biliyorsa yazmış bir köşeye, okuma bilmiyorsa ezberinde tutmaya çalışmıştır. Yaşamın her alanı için anı, hikaye, ağıt ve şiirler yazmış ama; belki aldığı terbiyeden belki de utancından belki yanlış anlaşılma korkusundan hiç ortaya çıkıp o güzelim yazısını veya şiirini okuyamamıştır kimselere... Öyle ki; sevdiklerinin ardından yazdıkları ağıtları özlemleri ezberlemiş ama bir türlü yazılı bir eser haline getirememiş bu yazdıklarını..
Köyde birazcık anısı olanların Köy için Beserek için, kısacası Hüyükteki bir yaşam için şiir yazmaması pek düşünülemez.. Bildiğimiz kadarıyla gençlerimiz de bu konularda çok güzel şiirler yazmaktalar. Kadınlarımızın da erkeklerden geri kalır tarafı yoktur. Ama onlar biraz daha utangaç biraz daha çekingen davranıyorlar geleneklerimiz gereği olarak.. Oysa onların şiirleri bir başka güzel ve daha hasret ve özlem kokmaktadır. İstiyoruz ki bu güzelim şiirler kaybolmasın bir kitapta toplansın.. Hangi konuda ne yazarsa yazsın tüm insanlarımızın yazılarını bekliyoruz. Lütfen bu konuda herkes bir diğerine bilgi versin.. Bu sayede belki de nice yeni cevherler çıkacaktır köyümüzden.
Dernek olarak diyoruz ki; bu şiirler, anılar, hatta hikayeler zaman içinde kaybolup gitmesin. Yazılı bir belge olarak geçmişle geleceği birleştirsin ve kitap olarak devrimizi anlatan geçmişimizle geleceğimizi birleştiren bir eser olarak kitaplığımızda ki yerini alsın. Bunun için tüm Emlek Hüyüklü dostların yazmış oldukları veya yazacakları şiirlerini ve yazılarını Derneğimize ulaştırmasını bekliyoruz.
Bu kitapta yer almak isteyen tüm dostlar kısa bir hayat hikayesiyle birlikte yazılarını veya şiirlerini (en fazla 10 şiir) bizlere ulaştırsın. Sizlerden bir ricamız ise: bu duyuruyu tüm Emlek Hüyüklü dostlara iletmenizdir. Mümkünse herkesi kucaklayan, herkesin içinde eserinin olduğu bir kitap çıkarmak istiyoruz.
Ocak ayı içinde kitabı böyle bir kitap çıkarmak istiyoruz. Bunun için önce yazılar toplanacak sonra kurulacak bir komisyon tarafından değerlendirilip kitap haline getirilecektir. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Emlek Hüyüklüleri yazmaya veya yazmış oldukları yazıları Derneğimize iletmeye davet ediyoruz.

DERNEK YÖNETİM KURULU


( İlgili yazıların Aralık ayı sonuna kadar gönderilmesi veya yönetim kurulundaki arkadaşlardan birine verilmesi gerekmektedir. )

Yazışma Adresimiz:
Dikmen Caddesi No: 246/B-34
Atabaşlar Pasajı (Üst Giriş)
Dikmen/ Ankara

Bilgi İçin:
Tel: 480 25 53
535 283 55 68- Seyfettin Erbudak
542 764 39 31- Ekrem Tektaş

 
 
322


Name:
pir sultan abdal derneği ankara şubesi (pirsultanankara@hotmail.com)
Datum:Do 19 Nov 2009 18:39:28 CET
Betreff:önemli
 

Pir Sultan Kültür Derneği Ankara Şubemiz üyelerinin Ankaranın çeşitli semtlerinden oluşuyor olması ve ulaşım problemi nedeniyle Kızılaya taşıdığımız şubemizin sadece kira ve çeşitli sabit giderlerini karşılamak bizim için ciddi bir yük olmaya başlamıştı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şubesi olarak ekonomik anlamda daha özgür olmak, hiçkimsenin kapısını çalmadan, kendi yağımızla kavrulup kendi ekonomimizi yaratmak adına ve gençlerimizede buradan kazandıklarımızla bir nebzede olsa burs verebilmek için Dikmen bölgesinde başlattığımız PİR SU projemizde desteklerinizi bekliyoruz. Aldığınız her “PİR SU” Şubemize katkıdır. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ediyoruz.
PİR SU Dikmen Bayii Tel: 0-312,479 30 30/479 72 72
Şubemizde Semah, Bağlama, Gitar, Keman, Yan Flüt, Perküsyon, Diksiyon ve İngilizce kurs kayıtlarımız da devam etmektedir.
( DERSLER İLE İLGİLİ İRTİBAT SAFFET YÜRÜKEL TEL: 05357186023 )
Şube Adres: Menekşe 1 Sok. No:8A/16 Kızılay/Ankara Tel: 425 57 93
E-mail : pirsultanankara@hotmail.com , pirsultanankara@gmail.com pirsultanankarasube@yahoo.com , pirsultanankarasube@mynet.com
Facebook : Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şube

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ ANKARA ŞUBE YÖNETİM KURULU

 
 
321


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:So 27 Sep 2009 12:40:30 CEST
Betreff:Bassagligi
 

Köyümüz halkindan Gülhanim (Otluhlu)Aydoganin ani ölümü bizleri üzmüstür yakinlarina bassagligi dileriz.

 
 
320


Name:
hasan hoşnut(ekmek yemezler) (hasanhosnut@hotmail.com)
Datum:Fr 11 Sep 2009 08:42:12 CEST
Betreff:ziyaret
 

ben antalyadan hasan hoşnut.herkese selamlar.siteniz çok güzel olmuş.herkesin ellerine saglık.selamlar

 
 
319


Name:
MURAT AKAR (murat271akar@hotmail.com)
Datum:So 30 Aug 2009 16:41:07 CEST
Betreff:HÜYÜKLÜNÜNSESİ
 

http://huyuklulerinsesi.blogcu.com/ HÜYÜKLÜLER BEN GARDAŞIM Bİ SİTE KURDUK SİTEMİZ TÜRKÜ RADYOSUDUR BÜTÜN HÜYÜKLÜLERİ ORAYA BEKLİYORUZ LİNKİMİZ ÜSTEDİR ONU TIKLAYARAK SİTEYE GİRİŞ YAPABİLİRSİNİZ
VERDİĞİNİZ DESTEK İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİZ
HÜYÜKLÜÜÜÜYÜÜÜZ.....

 
 
318


Name:
HATİCE SAVAŞ (haticesavas78@hotmail.com)
Datum:Mi 22 Jul 2009 09:10:39 CEST
Betreff:sülaleler
 

herşeyi söyledimde nereden geldiğimizi yazmadım. hemen belirteyim biz yani HAYDARGİL(tarçıkgil)iran horasan ordan sivas zara ve güzel köyümüz E.HÜYÜK yerleşmişiz,kaynak kişide: ALİ İZZET ÖZKAN

 
 
317


Name:
HATİCE SAVAŞ (haticesavas78@hotmail.com)
Datum:Mi 22 Jul 2009 08:56:49 CEST
Betreff:sülaleler
 

araştırmalarınız gayet güzel ancak bazı eksiklikler var bende bir haydargil takımı olaraktan düzeltmek isterim; bizim gerçek lakabımız tarçıkgil diye geçer tarçıkgil musa ka(musagil),murat ka(muratgil)haydar ka (haydargil)ve kızkardeşleri telli,(sahalgilde kocada)bunlar 4 kardeş bizler tarçıkgilleriz ama ayrıldıkları için haydargil lakabıyla anılıyoruz.yalnız belirtmek istediğim aslında haydargil takımı derken sanki aşşağılar gibi hiç hoş deil teessüflerimi bildirir ve düzeltmenizi rica ederim.

 
 
316


Name:
Seyfettin ERBUDAK (serbudak1@hotmail.com@)
Datum:Mi 15 Jul 2009 00:11:17 CEST
Betreff:TEŞEKKÜR
 

TEŞEKKÜR

11-12 Temmuz 2009 tarihlerinde gerçekleştirilen ozaNlarımızı anma ve yayla etkinliğimiz başarı ile gerçekleştirilmiştir.

11 temmuz yayla etkinliğimiz, yaklaşık 300 kişinin katıldığı, davul-zurna ve halaylarla insanların coştuğu, anıların tazelendiği güzel bir piknik şeklinde geçti.

12 Temmuz pazar günü, ozan izzet savaş, ozan hasan dcvrani, aşık ali izzet özkan mezarları başlarında anıldı. 11.00 da başlayan törene yaklaşık 1100 kişi katıldı. Törende türkülerimiz, halaylarımız, semah ve (bağışlanan kurban ve adaklardan hazırlanmış) yemek dağıtımı vardı.

Bizi yalnız bırakmayan köylülerimiz ve misafirlerimize, törene semah dönerek, halay çekerek, türkü söyleyerek, saz çalarak, kurban bağışı yaparak, yemeğin pişmesine ve dağıtımını yaparak etkinliğe katkı sağlayanlara dernek yönetimi olarak teşekkür ediyoruz.
Böyle güzel ve coşkulu etkinliklerde tekrar buluşmayı diliyoruz.
Bu etkinliklere ait resim ve video çekimleri dernek merkezimizde temin edilebilecek ayrıca internet sitelerimizde yayınlanacak.(huyuk.com ve www.emlekhuyuk.org.tr)
Emlek Hüyüklüler Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu

 
 
315


Name:
Ali ERYILMAZ (alidede5806@hotmail.com)
Datum:Di 14 Jul 2009 13:24:16 CEST
Betreff:Yayla şenliği
 

Yayla şenliğinde başta sayın başkan ve ekibi olmak üzere emegi geçen herkese teşekkür eder bu tür sosyal etkinliklerin devamını dilerim.

 
 
314


Name:
dogan (dj_kardesler@hotmail.com)
Datum:Mo 13 Jul 2009 09:00:20 CEST
Betreff:hasret bitti
 

bu yaz kesin geliyorum az kaldı...........

 
 
313


Name:
Ramazan CANITEZ (canitez58@hotmail.com)
Datum:Sa 04 Jul 2009 11:52:38 CEST
Betreff:YENI INTERNET RADYOSU
 

YENI KURDUGUM INTERNET RADYOSUNDA SIZ DOSTLARIMIDA BURDA GORMEKTEN KIVANC DUYARIM BU KONU İLE İLGİLİ SAYFANIZDA YER VERIRSENIZ SEVINIRIM İLGİNİZE ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDER CALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİM...
RAMAZAN CANITEZ

WEB ADRESİ : http://www.radyorc.tr.gg

 
 
312


Name:
seyfettin erbudak (serbudak1@hotmail.com)
Datum:Mi 01 Jul 2009 13:34:18 CEST
Betreff:11-12 Temmuz etkinlği
 

11-12 TEMMUZ 2009 TARİHLERİNDE ‘’EMLEK HÜYÜKLÜ OZANLARI ANMA VE YAYLA ŞENLİĞİ’’ ETKİNLİĞİNDE TÜM KÖYLÜLERİMİZLE BİRLİKTE OLMAK İSTİYORUZ.
11 TEMMUZ CUMARTESİ SABAH BESEREK’TE AYNI GÜNÜN AKŞAMINDA KÜÇÜK HARMANDA EĞLENMEK (DAVUL ZURNA-HAVAİ FİŞEK GÖSTERİ) , 12 TEMMUZ 2008 TARİHİNDE KÖY HİZMET BİNASI ÖNÜNDE KUTLAMA VE EĞLENCELERİMİZİ YAPTIKTAN SONRA AYNI GÜN SAAT 16:00’DA ANKARA’YA DÖNMEK İSTİYORUZ.
BU ETKİNLİKLERE KATKI KOYMAK İSTEYEN (KURBAN-BAĞIŞ-HİZMET VB.)OTOBÜSTE YER AYIRTMAK İSTEYEN TÜM DOSTLAR AŞAĞIDA VERDİĞİMİZ TELEFONLARDAN BİZE ULAŞABİLİRLER.

EKREM TEKTAŞ 0542 764 39 31
SEYFETTİN ERBUDAK 0535 283

 
 
311


Name:
seyfettin erbudak (serbudak1@hotmail.com)
Datum:Mi 01 Jul 2009 13:28:30 CEST
Betreff:11-12 temmuz etkinlikleri
 

11-12 TEMMUZ 2009 TARİHLERİNDE ‘’EMLEK HÜYÜKLÜ OZANLARI ANMA VE YAYLA ŞENLİĞİ’’ ETKİNLİĞİNDE TÜM KÖYLÜLERİMİZLE BİRLİKTE OLMAK İSTİYORUZ.
12 TEMMUZ CUMARTESİ SABAH BESEREK’TE AYNI GÜNÜN AKŞAMINDA KÜÇÜK HARMANDA EĞLENMEK (DAVUL ZURNA-HAVAİ FİŞEK GÖSTERİ) , 12 TEMMUZ 2009 TARİHİNDE KÖY HİZMET BİNASI ÖNÜNDE KUTLAMA VE EĞLENCELERİMİZİ YAPTIKTAN SONRA AYNI GÜN SAAT 16:00’DA ANKARA’YA DÖNMEK İSTİYORUZ.
BU ETKİNLİKLERE KATKI KOYMAK İSTEYEN (KURBAN-BAĞIŞ-HİZMET VB.) TÜM DOSTLAR AŞAĞIDA VERDİĞİMİZ TELEFONLARDAN BİZE ULAŞABİLİRLER.

EKREM TEKTAŞ 0542 764 39 31
SEYFETTİN ERBUDAK 0535 283

 
 
310


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Mo 22 Jun 2009 22:35:21 CEST
Betreff:Bassagligi
 

"Renklere,sevgilere bürünüp
Binlerce coskuyla cicekler acar.
Diri bir uyanisa kökü gövdeyi
Hazir edre gibidir sanki (cinarlar)."

Saygi deger Hüseyin Erbudak'in aramizdan
ansiz ayrilisi bizleri üzmüstür.Ailesine,
akrabalarina,yakinlarina ve köyümüz halkina
bassagligi dileklerimi iletiyorum.

 
 
309


Name:
Mehmet Tam (Mesaj@huyuk.com)
Datum:So 21 Jun 2009 11:46:24 CEST
Betreff:Bassagligi
 

Köyümüzden sayin Hüseyin Erbudak'in ani ölümü bizleri üzmüstür.Kendisine Allahtan rahmet yakinlarina bassagligi dilerim.

 
 
308


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Fr 19 Jun 2009 09:30:28 CEST
Betreff:BAŞSAĞLIĞI
 

Köyümüzün değerli insanlarından Hüseyin ERBUDAK.IN ölümünü derin bir üzüntüyle öğrendim merhuma allahtan rahmet tüm ERBUDAK ailesine ve akrabalarına başsağlığı dilerim


Adem ALKUM \İSTANBUL

 
 
307


Name:
Bekir Kahraman (bekir.kahraman@yahoo.de)
Datum:Fr 12 Jun 2009 00:28:05 CEST
Betreff:Düzeltme
 

Sevgili Sadet, sana çoktandır yazmak istediğim küçük şeyler vardı. Şimdi yazmak istiyorum. İleride çok daha fazla şeyler yazacağım.

Aziyet'in şiirinde

Kısmet olsam (kısmet olsa) gelsem Hüyük Köyüne
Hayran kaldım gençlerinin huyuna
Bir gecede nihman (mihman) olsam evime
Eğlenim köyümde durasım gelir

olması gerektiğine inanıyorum.

Kul Sabri'nin şiirinde

Ne bahtı (ne bahtlı) yar ile yayla yaylayan
İçip soğuk suyun zevkin eyleyen
İzzet ile ikram ile söyleyen
Diller feda kıldı canını dağlar

olması gerektiğine inanıyorum.

Ayrıca Hüyükçe'yi tekrar elden geçirip sana yollayacağım. Selamlar hoşça kal

 
 
306


Name:
zeki akçakaya (0606@hotmail.com)
Datum:So 07 Jun 2009 10:39:29 CEST
Betreff:iyi bir dosta saygılarımla
 

Yıllarca bu güzel insanla dost kalmanın içimde ayrı bir yeri vardır.her şakayı kaldıran gerektiginde espirileriyle muhabbetlerimize ahenk katan yüregi temiz adam gibi adam olan benim can arkadaşım Hıdır IŞIK ebediyen bu yalan dünyadan gerçek dünyaya intikal eden gerçek dost seni gözüm yaşları ve yüregimin çok acı çektigi defnedildigin o acı gününde seni musalla taşında uyurgibi ölümünde bile dostane bakışlı sanki gülümseyişin içimi çok acıttı göz yaşlarımı tutamadım dilim baglandı sanki senin gibi güzel dostu unutmak ne mümkün dilerim allahımdan gittigin yerde huzur ve mutluluklar hep seninle olsun.
Bu gözyaşlarımla bu kadar yazabiliyorum geride kalan ailene ve sevenlerine baş saglıgı diliyorum.
Ugurlar olsun güzel insan.

 
 
305


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:So 31 Mai 2009 23:47:15 CEST
Betreff:Bassagligi
 

"Cigliklarimiz yetmiyor
Gidenleri durdurmaya
Sessiz sütunlar gibi
Bu son yolculukta yakinlarimiz
Icimize akittigimiz göz yaslariyla
Birakiyorlar bizi (yalniz)öyle"

Hidir Isik'in aramizdan ayrilisini
gecikmeli ögrendim.Tüm yakinlarina,
akrabalarina ve ailesine bassagligi
dilerim.

 
 
304


Name:
Mehmet tam (mesaj@huyuk.com)
Datum:Do 28 Mai 2009 19:54:44 CEST
Betreff:bassagligi
 

köyümüzden hidir Isik kardesimize Allah'tan rahmet kederli ailesine sabir ve bassagligi dilerim

 
 
303


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Do 28 Mai 2009 08:04:59 CEST
Betreff:BAŞSAĞLIĞI
 

Köyümüzün çok değerli insanlarından Hıdır IŞIK INölümünü derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum merhuma Allahtan rahmet kederli IŞIK ailesine ve tüm akrabalarına başsağlığı dilerim



Adem ALKUM -İSTANBUL

 
 
302


Name:
Mehmet Tam (Mesaj@huyuk .com)
Datum:Fr 01 Mai 2009 12:01:34 CEST
Betreff:Anma ve kutlama
 

Her bir Mayis geldiginde icimizde bir burukluk olur sevgili hacamiz Bayram Citaki saygiyla rahmetle aniyorum. Tüm emekcilerin bayramini kutluyorum.Bir mayis isci bayrami kutlu olsun.

 
 
301


Name:
seyfettin erbudak (serbudak1@hotmail.com)
Datum:Do 30 Apr 2009 21:52:43 CEST
Betreff:Bayram Öğretmen
 

Ne öğrendiyesek senden öğrendik dürüstlük ve yurtseverlik adına. Işıklar içinde yat Bayram Öğretmenim.
Tüm emekçilerin bayramını kutlar sömürüsüz soygunsuz ! Mayıslar dilerim.

 
 
300


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Do 30 Apr 2009 21:08:53 CEST
Betreff:2009 1 Mayis Kutlamasi
 

"Kavgasiz tasindikca bugday ekmege
Emekciler yaptikca aydinlik günlerin mimarligini
Döndükce volanlari makinelerin
Emek ürettikce/Degisip dönüstükce
Yürüdükce yeni bir dünyayi kurmaya dogru
Ben ölmeyecegim."
Dünya Isci Sinifi'nin
Birlik,Dayanisma ve Mücadele günü dolayisiyla
2009 1 Mayisi'na yakisir taleplerle bulunduklari
alanlarda sinif kardeslerimizle bulusmak ve sesimizi haykirmak dilegiyle...Basta degerli
Hocam Bayram Citak olmak üzere tüm 1 Mayis
sehitlerini her yil oldugu gibi aniyor,O'nlarin
biraktigi 1 Mayis Bayragi'ni daha daha yukarilarda dalgalandirma sorumluluguyla yasamaya
devam diyorum.

 
 
299


Name:
gökhan alkum (@efsane_gkh@hotmail.com)
Datum:So 12 Apr 2009 12:47:41 CEST
Betreff:tesekkür
 

halkımızın bu günde yanyana olmasını saglayan kültürümüzü bize tanıtmak için elinden geleni yapan gelmiş geçmiş tüm dernek çalışanlanlarına başkanlarımıza ve degerli büyüklerime teşekkürü bir borç bilirim sag olun iyiki varsınız.....

 
 
298


Name:
YUSUF İŞBİL (@yusufisbil@hotmail.com)
Datum:Do 02 Apr 2009 20:00:52 CEST
Betreff: başsağlığı
 

Değerli insan RIZA SAN`IN vefatından büyük üzüntü duydum.Ailesine,yakınlarına,tüm dostlarına başsağlığı dilerim.

 
 
297


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Mo 30 Mär 2009 20:06:13 CEST
Betreff:Bassagligi
 

"Yangindan kurtarilmis sevgili gibi
Dudaklarinda ta eskilerden süzülüp gelen
Emegin sese dönmüs bicimi
Cözülmemis bir formülün
Dürtükleyen gizi yüreklerinde
Insan katina varmanin
Türküsünü söylüyorlar"

Riza San'in ansiz aramizdan ayrilisini
üzüntuyle ögrendik.Yakinlarina,akrabalarina,
dostlarina ve San ailesine bassagligi diliyoruz.

 
 
296


Name:
HASAN AKİL (hasanakil58@hotmail.com)
Datum:Mo 30 Mär 2009 15:16:38 CEST
Betreff: başsağlığı
 

köyümüzün değerli insanlarından rıza sanın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.Merhuma Allahtan rahmet kederli ailesine ve tüm akrabalarına baş sağlığı dilerim.

 
 
295


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Mo 30 Mär 2009 11:17:44 CEST
Betreff:Bassagligi
 

Degerli büyügümüz Riza San'in vefati bizleri üzmüstür. Kendisine Allahtan rahmet dilerim ve san ailesinin basi sag olsun

 
 
294


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Mo 30 Mär 2009 07:40:19 CEST
Betreff:BAŞSAĞLIĞI
 

Köyümüzün değerli insanlarından rıza SAN.IN vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim Merhuma allahtan rahmet kederli SAN ailesine ve tüm akrabalarına başsağlığı dilerim


Adem ALKUM / İSTANBUL

 
 
293


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Fr 20 Mär 2009 20:46:59 CET
Betreff:Kutlama ve Anma
 

Yeniden dogusun,uyanisin ve barisin sembolü
NEWROZ halklarin kurtulusu ve özgürlügüne
bu sene kutlamalara vesile olur.Halklarin
NEWROZ'u kutlu olsun!

Bu güne raslayan ve NEWROZ'un icerigine de
denk gelen büyük Üstadimiz Asik Veysel'i
de ölüm yildönüm dolayisyla aniyorum.

 
 
292


Name:
Muhiddin DOĞAN (mdogan969@hotmail.com)
Datum:Do 19 Mär 2009 19:56:08 CET
Betreff:Emlek Hüyükü gezmek isterim
 

Emlek hüyük köyü mezarlığından bakıp saatlerce doğayı seyretmeyi özledim, susayınca köy meydanında bulunan çeşmeden su içmeyi özledim, köy kahvesi önünde toplananlarla sohbet etmeyi özledim. Bu özlem bende hiç bitmez bin selam olsun kızılırmak yöresine

 
 
291


Name:
ZEKİ AKÇAKAYA (zeki akcakaya_0606@hotmail.com)
Datum:Sa 07 Mär 2009 15:35:06 CET
Betreff:8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
 


8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ'NÜZÜ
KUTLAR, AİLENİZLE BİRLİKTE SAĞLIK VE MUTLULUKLAR
DİLEGİMLE, SEVGİ VE SAYGILARIMI SUNARIM.

 
 
290


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Di 17 Feb 2009 22:28:28 CET
Betreff:Asik Devrani
 

OLAMAZ

Ta dogustan beri,esit dogduk biz
Biri zengin biri fakir olamaz
Sen altin tabakta,kirk türlü yemek
benim kirik bakrac,bakir duramaz

Benim babam gitsin cephede ölsün
Senin baban memleketi sömürsün
Senin oglun sazda,barda keyf sürsün
Benim oglum artik ekmek bulamaz.

Senin ciftiklerin ,gökdelenlerin
Benim kizamiktan ac ölenlerim
Sehratlar ugrunda can verenlerim
Esek kosup kara sapan süremez.

Senin devlet kusun basinda
Benim tuzum yoktur yagsiz asimda
Birgün bizi göreceksin karsinda
Bu milletin hakki size kalamaz.

Sizlere bu sermaye kimlerdn miras
Birgün hesabini isteriz teres
Devrani acliktan alamaz nefes
Sömürgene karsi gözünü yumamaz.




 
 
289


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Sa 14 Feb 2009 22:38:27 CET
Betreff:Asik Devrani
 

SECIM ICIN

Secim yaklasinca mebuslan beyler
Milletin halini sormaga gelmis
Gözünü dikmisler halkin oyuna
Perisan halimiz görmege gelmis

Avci gibi tariyorlar köyleri
Aldatmak isterler yine toylari
Böldükleri hisseleri paylari
Yoksulun sirtindan vurmaga gelmis

Uyandi bu millet düsmez tuzaga
Yakini var iken gitmez uzaga
Cipini cekenler cikti geziye
Batak yolda akis kirmaya gelmis

Elbistan Tunceli olaylarini
Unuttunmu Mugla dolaylarini,
Istanbulda polis alaylarini
Kiskirtip gencleri vurmaga gelmis

Sucsuzlar zindanda katiller serbest
Bu yükün altinda alinmaz nefes
Bir de Devrani'den oy ister teres
Bosa cenesini yormaya gelmis.

 
 
288


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Fr 13 Feb 2009 22:03:21 CET
Betreff:Hasan Devrani
 

KAHIR SARABI

Yoksulluk elinden Kahir Sarabi
Ictik bir katre mestolduk gitti
Kanimizi emen sömürücülere
Bir dilim ekmege dost olduk gitti

Kullar gibi pazarlarda satildik
Almanya'ya belcika'ya atildik
Genc yasinda vatanimizi yitirdik
Eridi etimiz post olduk gitti.

Yurdumuzda esir gibi yasariz
Gecim icin her tarafa kosariz
Yürürken dolasiriz düseriz
Aclik susuzluktan hasta olduk gitti.

 
 
287


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Fr 13 Feb 2009 01:04:17 CET
Betreff:Asik Devrani
 

ALMAK ICIN

Mecliste namaz kilar,
Halktan rey almak icin,
Ne farz bilir ne sünneti
Memleketi soymak icin.

Budur memleketin hali
Icinde coktur yalani
Cevirir türlü plani
Sirtimizdan doymak icin

Iste böyle bizim düzen
Suclu olur dogru yazan
Zindanlarda cürür ozan
Hakikati yaymak icin

Bedrettin Semaviye
Pirsultana,Nesimiye
Sira geldi Devrani'ye
Hayatina kiymak icin

 
 
286


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Di 03 Feb 2009 00:07:28 CET
Betreff:Bassagligi
 

"Bir bahar daha gecirmek
Bir yas daha katmak olur aciya
Ve ulasamamak sonraki
Bir bahara belki de."

Emine Altintas ve Gülizar Özyurt'un
ölüm haberi bizleri üzmüstür.Altintas ve
Özyurt ailesine,akrabalarina ve yakinlarina
bassagligi iletiyoruz.

 
 
285


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Mo 02 Feb 2009 22:51:43 CET
Betreff:Bassagligi
 

Köyümüz halkindan Emine Altintas ve Gülüzar Özyurt canlarin ölümleri bizleri üzmüstür. Kederli ailelerine bassagligi dilerim.

 
 
284


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Mo 02 Feb 2009 08:34:45 CET
Betreff:BAŞSAĞLIĞI
 

Köyümüz halkından Gülizar ÖZYURT(GÜLTO)vefat etmiştir merhuma allahtan rahmet kederli özyurt ailesine ve tüm akrabalarına başsağlığı dilerim


Adem ALKUM/İSTANBUL

 
 
283


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Mo 02 Feb 2009 07:37:39 CET
Betreff:BAŞSAĞLIĞI
 

Köyümüz halkından Emine ALTINTAŞ.ın vefatını derin üzüntüyle öğrendim merhuma allahtan rahmet kederli Altıntaş ailesine ve tüm akrabalarına başsağlığı dilerim


Adem ALKUM /İSTANBUL

 
 
282


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Do 29 Jan 2009 09:50:21 CET
Betreff:BAŞSAĞLIĞI
 

Köyümüz halkından İbrahim UÇAR,ın vefatını üzüntüyle öğrendim merhuma allahtan rahmet tüm köylümüze başsağlığı dilerim



Adem ALKUM /İSTANBUL

 
 
281


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:So 25 Jan 2009 22:32:09 CET
Betreff:Bassagligi
 

Köyümüzün sembollerinden sevgili Ibrahim Ucarin mefati bizleri üzmüstür.Kendisine Allahtan rahmet yakinlarina bas sagligi dilerim.

 
 
280


Name:
Yahya Durusoy (yahya@nign.de)
Datum:So 25 Jan 2009 13:04:34 CET
Betreff:Bassagligi
 

Ibrahim Ucar'in aramizdan ayrilisini
aciyla ögrendik.Topragi bol olsu.Ucar
ailesine ve yakinlarina bassagligi diliyorum.

 
 
279


Name:
ibrahim kahraman (ibrahimkahraman@trt.net)
Datum:Mi 14 Jan 2009 13:17:39 CET
Betreff:mesaj
 

sevgili canlar

Kurban bayramınızı,yeni yılınızı,muharrem matemini ve kaybettiğimiz canları kutluyor ve anıyorum.Bu vesile ile sizlerden uzak kaldığımı umuyorum ama nedeni emekli olup bazı işlerin peşinden koşmuş olmam zaman zaman sizlerle yine beraber olmaya çalışacağım yeni yılın bizlere ve insanlık alemine hayırlara vesile olmasını diliyorum.sevgiyle kalın....

 
 
278


Name:
Sadet Tam (mesaj@huyuk.com)
Datum:Fr 09 Jan 2009 16:02:48 CET
Betreff:Özür
 

Degerli site ziyaretcileri sitemizin kisa zaman kapali olmasi ve teknik arza nedeni ile mesajlarinizi yayinlamadik sizlerden özür dilerim.
Saygilarimla Sadet Tam

 
 
277


Name:
yahya durusoy (yahya@nig.de)
Datum:Mi 31 Dez 2008 19:24:23 CET
Betreff:Yieni Yila Girerken...
 

Emlek Hüyük Köyü Halki'nin yeni yilini
kutlar;baris,demokrasi ve özgürlük getirmesi
dilegiyle,herkesin saglikli,mutlu,yeterli
gelire sahip , konutsuz kalmadigi ve savaslarin
olmadigi bir yeni yillar özlemiyle...2009 Yilinda
basarilar diliyorum.

 
 
276


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Mi 31 Dez 2008 12:51:16 CET
Betreff:yılbaşı kutlaması
 

Tüm köylülerimizin yeni yıllarını en içten dileklerimle kutlar mutlu huzurlu ve sağlıklı yıllar temenni ederim








yıllar geçirmelerini canı gönülden temenni

 
 
275


Name:
ZEKİ AKÇAKAYA (zekiaakcakaya_0606@hotmail.com)
Datum:Mi 31 Dez 2008 09:35:02 CET
Betreff:mesaj
 


SEVGİLİ EMLEK HÜYÜKLÜLER

MUHARREM AYINIZI VE YENİ YILINIZI KUTLAR ESENLİKLER DİLERİM

SAYGI VE SEVĞİLERİMLE

 
 
274


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Sa 27 Dez 2008 19:43:40 CET
Betreff:Bassagligi
 



Zülfi Basel'in vefati bizleri üzmüstür.
Basel ve Demirkol ailesine,yakinlarina,
akraba ve dostlarina bassagligi diliyorum.

 
 
273


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Fr 26 Dez 2008 12:34:52 CET
Betreff:Bassagligi
 

Zülfi Basel'in Vefati bizleri üzmüstür. Merhuma Allahtan rahmet,Demirkol ve Basel ailesine sabirlar dilerim.

 
 
272


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Do 25 Dez 2008 16:22:50 CET
Betreff:BAŞSAĞLIĞI
 

Değerli köylümüz Yavuz BAŞELin eşi Zülfi BAŞEL Vefat etmiştir merhuma Allahtan rahmet kederli Başel ve Demirkol ailesine başsağlığı dilerim



Adem ALKUM/ İSTANBUL

 
 
271


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Sa 20 Dez 2008 22:21:53 CET
Betreff:Bassagligi
 

"Beserek'te dumanin ince
Bir selam getir
Ürkmesin bulutlar yagmurlarinca"

Toprak ile hasir nesirdin.Herkesden önce
safak sökmeden onlara can vermeyi sen
bilirdin.Elinden tarim aletleri gece
gündüz hic düsmezdi "Hisim".Emek verdigin
toprakla bütünlestigini hüzünle ve
on yillardir görmemekle ögrendim.Topragin
bol olsun "Hisim" Mahmut Yücel.Tüm Yücel
Ailesine bassagligi diliyorum.

 
 
270


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Fr 19 Dez 2008 13:42:44 CET
Betreff:Bassagligi
 

Sayin Mahmut Yücel'in ölümü bizleri üzmüstür kendisine Allahtan rahmet yakinlarina bassagligi dilerim.

 
 
269


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Do 18 Dez 2008 19:40:30 CET
Betreff:Başsağlığı
 

Köylümüz halkından mahmut yücelin ölümünü üzüntüyle öğrendim merhuma allahtan rahmet kederli
yücel ailesine başsağlığı dilerim


 
 
268


Name:
musa özkan (musaozkan02@hotmail.com)
Datum:Mi 17 Dez 2008 12:45:44 CET
Betreff:başsağlığı
 

kaygusuz ailesine başsağlı diler geride kalanlara sabır dileri

 
 
267


Name:
İsmet Kaygusuz (isocan100@hotmail.com)
Datum:So 14 Dez 2008 16:29:21 CET
Betreff:.
 

Sevgili Dostlar

Ablam Zekine KAYGUSUZ' un ölümünden dolayı duyduğumuz acıyı paylaşan, bu acılı günümüzde bizleri yanlız bırakmayan değerli köylülerimize, dost, akrabalara, tanıdık komşulara, candan arkadaşlara yürekten teşekür ederim


İsmet KAYGUSUZ

 
 
266


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:So 14 Dez 2008 15:06:54 CET
Betreff:Bassagligi
 

Zekine Kaygusuz'un aramizdan ani ayrilisi
bizleri üzmüstür.Kaygusuz Ailesinin,akraba-
larinin ve yakin dostlarinin acilarin
paylasir,bassagligi dilerim

 
 
265


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Sa 13 Dez 2008 13:40:03 CET
Betreff:Bassagligi
 

Zekine Kaygusuz'un ani ölümü bizleri üzmüstür. Kendisine Allahtan rahmet, yakinlarina sabirlar dilerim.

 
 
264


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Fr 12 Dez 2008 19:23:00 CET
Betreff:Başsağlığı
 

Zekine KAYGUSUZUN ölümünü derin bir üzüntüyle öğrendim Merhuma allahtan rahmet kederli Kaygusuz ve sayılgan ailelerine başsağlığı dilerim


Adem ALKUM /İSTANBUL

 
 
263


Name:
m.ali san (ilyassan1@hotmail.com)
Datum:Fr 12 Dez 2008 12:03:42 CET
Betreff:baş saglıgı
 

acımınızı paylaşır baş saglıgı dilerim öelnlere rahmet kalanlara saglık dileklerimle hüseyin kaygusuz başınız sag olsun acınızı paylaşıyoruz

 
 
262


Name:
Adem ALKUM (@ade5834@hotmail.com)
Datum:Mi 10 Dez 2008 21:53:17 CET
Betreff:Bayram mesajı
 

Bütün köylülerimizin kurban bayramını en içten
dileklerimle kutlarım


Adem ALKUM / İSTANBUL

 
 
261


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Mo 08 Dez 2008 22:10:23 CET
Betreff:Kutlama
 

Türkiyede ve Avrupada bulunan bütün köylülerimin kurban bayramini kutlar saglikli ve basarili gecmesini dilerim.

 
 
260


Name:
seyfettin erbudak (serbudak1@hotmail.com)
Datum:Mo 08 Dez 2008 21:33:42 CET
Betreff:bayram
 

Tüm köylülerimizin kurban bayramını kutlar, her günlerinin bayram mutluluğunda geçmesini dileriz.
Dernek yönetim kurulu

 
 
259


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:So 07 Dez 2008 23:38:40 CET
Betreff:Kurban bayrami dolayisiyla...
 

"Benim kabem emektir
Kuranda kurtaranda
Emekci insandir
Benim kabem dünyadir
Kuranda kurtaranda
Dünyali insanlardir"

Bu vesileyle insanligin,doganin ve
tüm canlilarin katledilmedigi bir dünya
dilegiyle Emlek Hüyük Köyü halkinin "Kur-
ban Bayrami'ni" kutlar;doganin tüm güzelik-
leriyle ,saglikli,mutlu ve dogal bir yasam
sürdürmelerini dilerim.

 
 
258


Name:
ZEKİ AKÇAKAYA (zekiakcakaya_0606@hotmail.com)
Datum:So 07 Dez 2008 15:52:37 CET
Betreff:Bayram mesajı
 

SEVGİLİ EMLEK HÜYÜKLÜLER KURBAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLAR,ÖMÜR BOYU MUTLULUKLARIN SİZLERİN OLMASI DİLEĞİYLE,SİZLERİ SAYGI VE SEVGİLERİMLE SELAMLARIM.

 
 
257


Name:
Merve ALDEMİR (merve.aldemir@gmail.com)
Datum:Do 04 Dez 2008 15:06:43 CET
Betreff:DUYURU
 

6.ARALIK.2008 CUMARTESİ GÜNÜ SAAT 15,00'de KIZILIRMAK YEREL DERNEKLER FEDERASYONU GENÇLİK KOMİSYONU OLARAK GENÇLERİ BİR ARAYA TOPLUYORUZ. ÖNCE KÖYLERİMİZİ TANITAN KISA BİR FİLM ARDINDAN GENÇLİK MECLİSİNİN SEÇİMİ SONRASINDA SAZ VE SÖZ EŞLİĞİNDE EĞLENMEYİ PLANLIYORUZ. TÜM EMLEK HÜYÜK GENÇLERİNİ CUMARTESİ GÜNÜ BEKLİYORUZ.

YER: KIZILIRMAK YEREL DERNEKLER FEDERASYONU
ADRES:Sokullu Mehmet Paşa Cad. Çelikkapı Sok. No: 11 Dikmen (DİKMEN LİSESİ ARKASI)
SAAT: 15,00

 
 
256


Name:
alewcantekin (alew.5806@hotmail.com)
Datum:Mi 03 Dez 2008 10:10:18 CET
Betreff:köyüm
 

köyümle ve köyüm için yapılan çalışmalarla gurur duyuyorum .. birlik beraberlik içinde nice güzel günler dileğiyle... sevgilerle..

 
 
255


Name:
filiz karakul (filiz.kul@hotmail.com)
Datum:Fr 28 Nov 2008 12:25:09 CET
Betreff:hüyüklü
 

merhaba ben muzaffer karakul'un kardeşiyim. siteyi görünce üye olayım da köylülerimi tanıyayım dedim. ama üye linkini göremedim. annem saraçlı. saracın sitesinde çok güzel uygulamalar var. rekabet yaratayım dedim:)

 
 
254


Name:
Mustafa ALDEMİR (mustafaaldemir33@mynet.com)
Datum:So 23 Nov 2008 20:36:32 CET
Betreff:teŞekkür
 

Tüm köyLüLerimize başsağLığı diLekLeri için teşekkür ederim
AcıLı günLerimizde bizi arayan cenazede bizLeri yaLnız bırakmayan , geLen veya geLemeyen tüm köyLüLerime yürekten teşekkür ederim
AcıLı günLerimizde bizi yalnız bırakmadınız , ALLah sizLere sağLıkLı ve uzun ömürLer nasip etsin...


Cuma ALDEMİR oğLu Mustafa ALDEMİR

 
 
253


Name:
Adem ALKUM (@adem5834@hotmail.com)
Datum:Di 18 Nov 2008 15:14:33 CET
Betreff:BAŞSAĞLIĞI
 

Cuma ALDEMİRİN vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim Mehruma allahtan rahmet kederli ailesine ve tüm köy halkına başsağlığı dilerim

Adem ALKUM / İSTANBUL

 
 
252


Name:
mesut çıtak (@mesutcitak@hotmail.com)
Datum:Mo 17 Nov 2008 17:06:57 CET
Betreff:selam dostlar
 

ben mesut çıtak hepinize sonsuz sevgi ve saygılarımla, kızılaya geldiğinizde beklerim bayındır sokak 12/a kızılay Rakım restaurant.

 
 
251


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Fr 14 Nov 2008 23:50:49 CET
Betreff:Bassagligi
 

"GÜZ GELIR BOZULUR BAHCELER BAGLAR
GURBETE GIDENIN SEVDIGI AGLAR
ADANA ;MERSIN'I YÜREGIM DAGLAR
CALISIR CABALAR MUTLUYDU "GÖNLÜM".
(KÖYÜM).

Cuma Aldemir'in ansiz ölümü yurtdisin-
da da bizleri üzmüstür.Ailesine,yakinlarina,
akrabalarina ve köyümüz halkina bas sagligi
dileklerimizi iletiriz.

 
 
250


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Fr 14 Nov 2008 22:45:58 CET
Betreff:Bassagligi
 

Mersindeki köylümüz olan Cuma Aldemirin mefati bizleri üzmüstür. Kendisine Allahtan rahmet yakinlarina sabirlar dilerim.

 
 
249


Name:
seyfettin erbudak (serbudak1@hotmail.com)
Datum:Fr 14 Nov 2008 21:29:36 CET
Betreff:başsağlığı
 

Mersinde vefat eden Cuma Aldemire Allahtan rahmet Aldemir ailesine, yakınlarına ve Emlek Hüyüklülere başsağlığı dilerim.
Seyfettin Erbudak

 
 
248


Name:
serpil üzgün (serpil_gudul@hotmail.com)
Datum:Mo 10 Nov 2008 13:48:39 CET
Betreff:slm olsun
 

merhaba! bende bır sarkıslalı olarak sızı tebrık ederım sıtenız cok guzel.ıyı calısmalar dılıyor herkesı sevgı ıle kucaklıyorum

 
 
247


Name:
Erdem Ağbuğa (erdem.agbıga@com.tr)
Datum:Mo 20 Okt 2008 14:54:56 CEST
Betreff:teşekkür
 

Sevgili köylülerim;

Kısa bir zaman önce doğruluk emsali dürüst bir kişiliğe sahip olan biricik babam Ali Ağbuğa'yı kaybettik. Bizleri bu kötü günümüzde yanlız bırakmayan başta dernek başkanımız sayın Ekrem Tektaş'a ve tüm Emlek Hüyük Köyüne teşekkürü bir borç bilirim.
Saygılarımla.

 
 
246


Name:
hüseyin (kahmel@mynet.com)
Datum:Di 14 Okt 2008 17:19:28 CEST
Betreff:bismi şah
 

satın arkadaşlar ben köyünüzde bulunan ak oğlu ocağının talibiyim

gecmişte köyümüze gelen dedelerin soyundan keramet sahibi olan o soydan biri varmı bunu öğrenmek istiyorum
ayrıca sizin köyden olanlarla msnede yazışmak istiyorum
benim cok yakınım hızır aleyi selamın elinden dolu bade içmiş hak aşığı
mevcut sizlerde hak aşığı hancı pervaneyi tanıyınız
http://hancipervane.tr.cx msn hancipervane@hotmail.com

 
 
245


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Di 14 Okt 2008 02:39:01 CEST
Betreff:Bir Ani
 

Köyümüzde dört koyun sürüsü var.O dönem Sorhunlu
tarafi ekin agzi.Orada da bahceler var.Fakat Sorhunlu'da bahcesi olan (isim vermiyorum) bahcesinin yolundugundan dolayi Ortaköy Jandarma
Kara Koluna sikayet eder.Zaten dört tane coban vardir.Sorulur,sorusturulur.Ikisi o tarafta sürüleri otlatir.Bunlardan birisi "Divana",digeri ise "Elba" dir.(digerleri Ali karakul ve "Keyveni"
dir.Karakola candarmalar tarafindan götürülür.
"Divana" ve "Elba".Bir sürü iskence ve tacizden sonra bunlar "Bahce soygununu" kabulenmez.Jandarma
Komutani "bunlari siz yaptiniz ama aciklayin da
serbes birakalim" der.Ama iskence sürer.En sonunda Jandarma komutani Ortaköy halkina göstermek icin kagniya kosar.Karakolun önünden köy icine giden yolda jandarmalar iskence yaparak
kagniyi halka göstermek icin,bir ders almnalari ve korku salmak icin tüm vahsi olanaklarini dener.Ama yine de fayda etmez.En sonunda Jandarma
yaptigi o kadar iskenceden sonuc alamayinca "Divana" amcaya sorar"Ya bu kadar iskence gördünüz,hic bir seyi kabullenmediniz.Gercegi söyleyin sizi serbest birakacagim" der."Divana"
amca "ya benim elim o yolunan elmalara elim degdiyse,allah beni burdan suraya adim attirmasin" der"Elba" ise "Eger benim ayagim o bahceye basmis ise su ayaklarim kirilsin" der.Jandarma komutani "bana gercekleri anlatin sizi serbes birakacagim " der."Divana" amca anlatmasinda"Vallahi komutanim "elba" benim sirtimdaydi.Onun bahceye ayagi degmedi,benimde
yolunan elmaya elim degmedi"der.O kadar iskenceden sonra jandarma komutani kanaat getirerek serbes birakir.

 
 
244


Name:
Mehmet Tam (mehmet.tam@gmx.de)
Datum:Di 14 Okt 2008 00:44:43 CEST
Betreff:Bassagligi
 

Köyümüzden keyveninin oglu Ali Akboganin ani ölümü bizleri üzmüstür yakinlarina bassagligi dilerim.

 
 
243


Name:
yahya durusoy (yahya@nign.de)
Datum:Mo 13 Okt 2008 22:40:47 CEST
Betreff:Bassagligi
 

"Hüyükten iner sürüler
Koyun kuzu ne hos meler
Yalan oldu gecen günler
Yar yoluma bakti mola!"

Köyümüzün daglarinin sinirsiz emektari
"Keyveni"nin oglu Ali Akboga'nin ansiz vefati
bizleri üzmüstür.Tüm akrabalarinin,yakinlarinlarinin ve dostlarinin basisagolsun.

 
 
242


Name:
Selda ışıldak (selda_isildak@hotmail.com)
Datum:Sa 11 Okt 2008 19:31:39 CEST
Betreff:Geçmiş olsun dileği
 

Kızılırmak Lokaline yapılan hain saldırıyı esefle kınıyorum.
Zeki Işıldak, Abidin Işıldak, Hulusi Aydoğan ve Volkan Tamer'e acil şifalar dilerim.
Umar Marketleri protesto ediyorum ve yöre halkınında aynı duyarlılığı göstermelerini temenni ediyorum.
Bu vahşeti yaşatanlara tepkimizi göstermezsek bu olay sonun başlangıcı olacak

 
 
241


Name:
Nergiz Işıldak (nergizisildak@hotmail.com)
Datum:Sa 11 Okt 2008 10:09:26 CEST
Betreff:Teşekkürler
 

Tüm dostlarım, köylülerim, arkadaşlarım, komşularım hepinize geçmiş olsun dilekleriniz için teşekkür ediyorum. Bu zor günümüzde bizi yalnız bırakmadığınız için çok mutlu olduğumuzu belirtmek isterim. Dilerim bu tür olaylar, bu kadar zararla son bulur. Diğer yaralanan arkadaşlarımızada geçmiş olsun dileklerimi iletir, acil şivalar dilerim.
Bu çirkin saldırı hepimizin başına gelebilirdi, maalesef bizim paralarımızla bugünlere gelen umar marketler zinciri, iyi niyetimzi kötüye kullandı.
Bu saldırı kişisel değil Kızılırmak Derneği federasyonu Lokeline yapılmış olup, hepimizi derinden yaralamıştır.Eşim Zeki Işıldak'ın durumu gittikçe düzeliyor.Beyin tomografisi temiz çıktı ve bacağındaki kurşun ameliyatla alındı. Şu anda durumu iyi evde ıstırahat etmekte. Desteğiniz için tekrar sağolun.

 
 
240


Name:
HASAN AKİL (hasanakil@58hotmail.com)
Datum:Sa 11 Okt 2008 09:09:54 CEST
Betreff:anma
 

AŞIK ALİ İZZETİ ÖLÜMÜNÜN 27 YILINDA RAHMETLE ANIYRUZ TORUNU HASAN

 
 
239


Name:
Tahsin Işıldak (tahsin_isildak@yahoo.com.tr)
Datum:Sa 11 Okt 2008 08:11:40 CEST
Betreff:Kızılırmak Lokali
 

Olayla ilgili olarak Abidin Işıldak'ın Evrensel Gazetesindeki demecidir.

05/10/2008
Ankara’da çetevari saldırı
Ankara’nın Dikmen semtinde, gece yarısı silahlı, taşlı, sopalı kavgada biri polis 8 kişi yaralanırken, silahla yaralanan iki kişi hastanede tedavi altına alındı.
Ankara’nın Dikmen semtinde, gece yarısı silahlı, taşlı, sopalı kavgada biri polis 8 kişi yaralanırken, silahla yaralanan iki kişi hastanede tedavi altına alındı. Saldırının hedefinin Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu Lokali olduğu iddia edildi. Önceki gece 01.00 sularında gerçekleşen saldırıyı İlker 1. Cadde’de bulunan bir marketler zincirinin ortaklarından Metin Uğur’un yanında getirdiği kişilerle birlikte gerçekleştirdiği iddia edildi. Saldırıyı başından aldığı darbelerle federasyon üyelerinden Abidin Işıldak şöyle anlattı: “Daha önce de böyle bir saldırı gerçekleşti. 2-3 gündür bizi tahrik ediyorlar, ‘burayı kapatacaksınız’ diyorlardı. Bugüne kadar isim vermedik ama Umar Marketler Zinciri’nin sahipleri... O gece kapatmaya hazırlanıyorduk ki, dışarıdan 5-6 kişi bağırmaya, ‘gelin buraya’ demeye başladılar. Biz de çıkınca, ellerinde silah varmış ateş etmeye başladılar. Havaya ateş ettiler ama 2 arkadaş silahla yaralandı. 2 araba daha geldi, arabadan inenler de bunlara katıldı. Polis gelip, müdahale etti ancak polisle de çatıştılar.”
Olayın, “Federasyonun eski ve yeni yönetimi arasında kavga” olarak gösterilmesine karşı yazılı açıklama yapan Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu Başkanı Hıdır Adıyaman ise bu iddianın tamamen gerçek dışı olduğuna dikkat çekti. Adıyaman, daha önce de lokallerine saldırı yapıldığını vurguladı. (Ankara/EVRENSEL)

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=38315

 
 
238


Name:
Tahsin (tahsin_isildak@yahoo.com.tr)
Datum:Fr 10 Okt 2008 09:54:00 CEST
Betreff:Ali İzzet Özkan'ı rahmetle anıyoruz.
 

Aşık Ali İzzet Özkan'ı Rahmetle anıyoruz.

Şarkışla’lı Ali İzzet Özkan adından çokça söz edilen bir halk ozanımızdır. 1902 yılında Şarkışla’nın Hüyük köyünde doğdu. Belli bir öğrenim görmedi. Aşık Sabri den saz dersleri aldı. Ve küçük yaşlarda aşık oldu. 22 yaşlarında Adana'ya giderek Çukurovalı aşıklarla karşılaşmalar yaptı. Uzun yıllar yurdun çeşitli yerlerinde gezip dolaştı. Pek çok şiir söyledi. 500'ü aşkın şiiri vardır ve şiirlerini zaman zaman çıkardığı kitaplarda toplamıştır. Bazı türküleri de sanatçılar tarafından plağa okundu. Bunlar arasında “Şu Sazıma Düzen Ver, Mühür Gözlüm". Ali İzzet Özkan Konya da yapılan Türkiye aşıklar bayramına katılmıştır. Aşık 10.10.1981 yılında bu dünyadan göçüp gider.

Mühür gözlüm seni elden
Sakınırım kıskanırım
Uçan kuştan esen yelden
Sakınırım kıskanırım

Al'İzzeti ancalardan
Elindeki goncalardan
Yerdeki karıncalardan
Sakınırım kıskanırım

 
 
237


Name:
HASAN AKIL (hasanakil58@hotmail.com)
Datum:Fr 10 Okt 2008 09:48:58 CEST
Betreff:KINAMA
 

LOKALIMIZE YAPILAN SALDIRIYI ŞİDDETLE KINIYORUM

 
 


 Zurück zur Homepage| Nächste Seite