Âsık Ali Güç


Ali Güç Der Senden Aldım Gücümü

Unutmam Gardaşın İki Bacını

Allah Göstermesin Bana Acını

Ben Senin Yerine Ölürüm Oğul

 

Âşık Ali Güç ~ Şarkışla/Sivrialan Köyü

 

Ali Güç, 1956'da Sivas'ın Sarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya gelmiştir. Hıdır ve Gülendam çiftinin ikiz çocuklarından biridir. Aynı köyde ilkokul eğitimini tamamlayan Ali Güç, fakir olamaları sebebiyle eğitiminde devam edememiştir. Yine aynı köyde çiftçilikle uğraşmaya başlar. 1974'te Esma Hanım ile evlenir. 1977'de vatanî görevini yapmak üzere askere gider, sesi beğenilen Ali Güç, askerdeyken subay gazinosunda solistlik yapar. Askerden döndükten sonra ikisi kız ikisi erkek olmak üzere dört çocuğu olur. Babasının vefatı üzerine annesi de ağabeyinin yanına taşınınca ailesi ile Ankara’ya göç etmiştir. Bir kurumda işçi olarak yirmi beş yıl çalıştıktan sonra emekli olur.

 

Filizlendi benim diktiğim fidan

Serpilsin dalların da göreyim oğul

Bölüp verdim ekmeğimden suyumdan

Seni kollarımda sarayım oğul

 

Ali Güç’ün saza ve söze olan merakı küçük yaşlarda başlar. O yıllarda yaşadığı köyde yalnızca iki ailenin evinde saz vardır. Bunlardan biri kendi evi iken diğeri Âşık Veysel’in evidir. Küçük yaşlardan itibaren gizli gizli saz çalan şair 11-12 yaşlarında muhabbet ortamlarına girmiş saz çalıp türkü söylemeye başlamıştır. Sahip olduğu yetenek babası Hıdır Dede ve Âşık Veysel tarafından fark edilmiştir. Âşıklık geleneğinin temelinde yer alan rüya görme ve bade içme durumlarından geçmediğini belirten âşık, söz söyleme kabiliyetinin Allah vergisi olduğunu ifade etmektedir. Şaire göre irticalen söz söylemek âşık olmanın ilk şartıdır ve âşıklık geleneği içinde önemli bir yere sahiptir. Âşığın kendisi de âşık atışmalarına katılmaktadır. Şair bir âşığın yetişmesinde usta-çırak ilişkisinin son derece önemli olduğunu ifade eder. Âşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Ali İzzet Devranî, Âşık Hüseyin, Agâhi, Kemteri gibi ustalardan etkilenmiş ve usta malı eserler okumuştur.

 

İncitmem seni kırdırmam gülün

Erişse göklere kesilmez yolun

Bana gölge olsun yaprağın dalın

Solmasın Tanrı'dan dilerim oğul

 

Âşığın hayatında ustası Âşık Veysel’in ayrı bir yeri vardır. Küçük yaşlarından itibaren Âşık Veysel’in yer aldığı muhabbet ortamlarında bulunur ve onun teşvikini görür. Ustası gibi şiirlerini hece ölçüsüyle söyleyen şair, hecenin 8’li ve 11’li kalıplarını daha çok kullanır. Onun şiirlerindeki redif ve tam uyak dikkati çeken ahenk unsurlarındandır. Şiirlerinde aşk, ayrılık hasret, ölüm, tabiat, barış vb. ele aldığı başlıca temalardır. Âşık, “Bir yıldız kaydı ki güneşe bedel/ Yeryüzü, gökyüzü, yerler ağlasın/ Toprak diye diye can verdi Veysel/ Kazmalar, kürekler, yerler ağlasın” dizeleriyle ona pek çok şey öğreten ustasının ölümüne duyduğu üzüntüyü dile getirir. Âşıklık geleneğinin kültürümüz içinde önemli bir yeri olduğunu belirten âşık, âşıkların Türk kültürünü, Türk edebiyatını, Türk dilini en güzel şekilde yorumlayan ve halka aktaran kişiler olduğunu da ifade eder. Şair kültür taşıyıcılarımız olan çağdaşlarını da beğendiğini onlarla toplanıp sohbet ettiklerini, saz çalıp güzel ezgiler paylaştıklarını ifade eder (Uyanık 2008: 45). Âşık Ali Güç, yurt içinde pek çok yerde konserler vererek eserlerini insanlarla paylaşır. Ayrıca ustalığı pek çok kez ödüle layık görülmüştür.

 

Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Doğan Kaya

 

Yetenekli yapımcı ve aynı zaman DEME MÜZİK YAPIM Mehmet Kundak bey, şirketin sahibi olarak "Âşıkların Öyküsü" tanıtımında kendi bağlaması ve tüm ses kayıdı ile dahil olan ve bu türkünün yayınlamasına onayını vererek katkıda bulunan Mehmet Bey´e ayrıca teşekkür ederim. Değerli Satı Can´in etkileyici eşsiz yanık sesi bu türkünün tüm kederli yönüyle bizi resmen büyülüyor.

 


Sadet Tam  2002 - 2021