Ulu Beserek


Nice ulu kişilerin mitolojik (efsanevi) hayatında masal unsurları hakimdir. Bir kılıç darbesiyle 40 kafirin başının kesilmesinden alında, nefesiyle taşları un ufak eden kahramanlarımız ve ulularımız vardır. Sabah namazını Kabe’de kılıp akşam yemeğine evine gelen, deryanın üstüne halısını seren nice erenlerin hikayesini dinlemişizdir. Bu masal unsurlarında halkın yorumu hep vardır. Bu yüzden bazen gerçekler masallaştırılarak dile getirilir. Bütün bu insanüstü olayları hiç kimse yargılamak için teşebbüs etmemiştir. Öylece kabul görmüştür toplum tarafından. Mesela Hacı Bektaşı Veli şöyle tanımlanır Velayetname’de: “Zaman içinde zaman, mekan içinde mekan yaratır. Dileyipte gerçekleştiremediği hiçbir şey yoktur. Taşlar kerametine tanıklık eder, hayvanlarla konuşur, onları bir bakışıyla taş eder.” Bu mitolojik tanımlar bütün dinlerde vardır.

 

Bir bez parçasından alın da, bir parça topraktan bile medet umarız. Boşuna demezler ‘Allah dermansız derde düşürmesin’ diye. Eğer düştünse değil kutsal bildiğin ağaçlara bez bağlamayı bal yiyormuş gibi yersin kutsal bildiğin toprakları. Derdine derman olur mu olmaz mı pek bilinmez ama, inancının sağlam olmasının kime zararı var ki.

Devamını Oku >>